Kitaplar





(Ortak kitap)



MİT Müsteşarının anılarında şöyle bir paragraf olacak

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ileride anılarını yazdığında, kitabının bir yerinde her halde şöyle bir şey diyecektir: Başbakan 'git şu adamlarla (PKK) konuş, dertleri neymiş anla; silahlarını bırakmak için ne istiyorlarmış sor. Ha, benim adıma her türlü taahhütte bulunabilirsin!' dedi. Ben ve arkadaşlarım Başbakanın talimatı üzerine PKK ile iletişime geçtik. PKK temsilcileriyle masaya oturduk. Kamuoyunda bilinen görüşlerini tekrar ettiler. Federasyon konusu da bu bağlamda gündeme geldi.

Her görüşmemizin ardından Başbakanı bizzat bilgilendiriyordum. O da her defasında beni daha da cesaretlendiriyordu. Eğlenceli bir görevdi, uluslararası görüşmelerin yapıldığı Oslo’da buluşuyorduk. Filistin lideri Arafat’la İsrail Başbakanı İzak Rabin arasında Washington’da imzalanan anlaşmanın temeli de Oslo’da atılmıştı. Asker kökenli olmama rağmen bir süre büyükelçiliklerde görev yapmış olmamdan olsa gerek, bir ara MİT Müsteşarı değil de kendimi Birleşmiş Milletler arabulucusu gibi hissettiğim oluyordu.

Biz görüşmelerimizde iki millet, iki ülke, iki bayrak, iki dil olabilir mi, olursa nasıl oluru konuşmaya başlamıştık ki Başbakan her şey tek olacak demeye başladı. Tek millet, tek bayrak, tek ülke, tek dil…

Ben PKK ile görüşürken bir yandan da Başbakan asker ve polisle ayrı ayrı görüşüyormuş. Onlara hazır olun diyormuş. Yani Erdoğan üçlü, PKK'yi de sayarsak dörtlü oynuyormuş. Sonrası malum…  Anladım ki hepsi bir oyunmuş…

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1878 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın