Kitaplar





(Ortak kitap)



Liberaller isyana el koyma peşinde

Bir gazetede yazıyor, televizyonda yorum yapıyor, politika ile profosyonel olarak ilgileniyorsanız; hele hele bunları bir de akademik kariyerinizden aldığınız referansla icra ediyorsanız olayları, olguları olmadan önce az bir yanılma payı ile tahmin etmeniz gerekir. Aksi halde hayatı yaşayarak öğrenenlerden biri olursunuz ki lafınızın hükmü olmaz.

Eğer doğru tespitlerde bulunup, sizi izleyenleri egemenliğinden faydalandığınız iktidar adına yönlendirmeye çalışıyorsanız bu durumda yaptığınız iş kanaat önderliği değil kalpazanlık olur. Birinci kategoride olanlara diyecek sözümüz yok, aklı bu kadara yetiyor deyip dikkate almazsınız o kadar. Sorun aklını, birikimini kiraya vermiş olan ikinci kategoridekilerle baş etmekte.

"Sivil toplum infilakı" diyen Çengiz Çandar, "Aşağılanan insanların haysiyet ayaklanmasıdır" diyen Ahmet İnsel, “Krizi üreten, daha doğrusu tetiği çeken, dilde ve tavırda ‘meşruiyet eksikliği’ meselesi üzerinden hükümettir ve başbakandır” diyen Ali Bayramoğlu, Erdoğan’ı Zaloğlu Rüstem’e benzeten Hasan Cemal; olup bitenleri aynı dille izah eden Mehmet Altan, Oral Çalışlar, Fuat Keyman, Şahin Alpay ve diğerleri istediklerinde doğru analiz yapabileceklerinden emin olduğum ikinci kategoride yer alanlardır. Bunlar, minareyi süngü gibi kullanacağını söylediğinde Erdoğan’ın bu gün tarif ettikleri kişi olacağını tahmin edememiş olamazlar.

Toplumu Erdoğan’ın kucağına itekleyenler, bugün de aynı yolu izliyorlar; siyasal İslam böyle bir şeydir deme yerine, İsyanı, Erdoğan'ın iktidar sarhoşluğu ile açıklamaya çalışıyorlar. Güya on yıl boyunca halkı yanıltmamışlar, Erdoğan sonradan değişmiş! Bu dil, isyanın hedefi olması gerekenlerin halkı bir kez daha yanıltma girişimidir. Bunların alanın etrafında dolaşmalarına izin verilmemeli, maazallah isyana el koyup pazarlamaya bile kalkışabilirler.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1582 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın