Kitaplar





(Ortak kitap)



Halk pedagojisi ve Sırrı Süreyya Önder

Halk pedagojisi ve Sırrı Süreyya Önder

Sırrı Süreyya Önder’in, dillendirdiği sorunu anlaşılır kılan bir üslubu var. Önder, solcularla “halk” arasındaki diyalog sorununu, solcuların halkın dilinden anlamamasına bağlayanları şaşırttı. Halkla arasındaki iletişimsizliği kendi kusuru sayan solcular da Sırrı Süreyya Önder’i imdadına yetişmiş Hızır gibi sevdi. Gerçekten de Önder’in halkın pedagojisine uygun bir dili ve anlatım tarzı var. Ben de Önder’i, solun üslup arayışının olumlu bir tezahürü olarak görüyorum.

Star yazarı Eser Karakaş şaşıranlar arasında: Karakaş, Sırrı Süreyya Önder’in halkın pedagojisine uygun anlatım tarzının etkisini fark etmiş ki “hassas mesele”leri dillendirirken üslubun önemine dikkat çeken “Ne dediğin değil, nasıl dediğin önemli” başlıklı cumartesi günkü yazısında, Önder’in üslubuna göndermede bulunuyordu.

Karakaş “’ne dendiği değil, nasıl dendiği önemli’ konusunda BDP'ye büyük katkısı olabileceğini düşünmüş idim ama bu beklentimin (şimdilik kaydıyla) gerçekleşemediğini görmekten üzgünüm.” diyerek hayal kırıklığını belirtse de Sırrı Süreyya Önder’den üslubunu korumasını istiyordu. Hatta bir adım daha ileriye gidip Kürt meselesinin de bugün kendi Hrant'ına, ‘ne dediği kadar nasıl dediğini’ de fıtraten iyi bilen birine ihtiyacı var.” diyerek Sırrı Süreyya Önder’i Kürtlerin Hırant’ı olmaya çağırıyordu.

Fakat Karakaş, aynı yazısında “en ‘sözde hassas’ konuları o olağanüstü üslubuyla konuştu, tartıştı ve kanımca da ‘ne dediği için değil, nasıl dediği için’ devletin karanlık yüzü Hrant hakkında ölüm kararı çıkardı.” diyerek Sırrı Süreyya Önder’e, çağırdığı yerde başına gelebilecek akıbet hakkında ipucu veriyordu.

Az çok televizyon tartışmalarından biliyorum Eser Karakaş’ı, Yalçın Küçük gibi yazdığını tekrar edit etme gereği duymayan, aklından memnun birine benziyor. Ama hemşerime ne garezi var anlamadım. Hem iyi yoldasın, devam et diyor hem de bu yol yol değil der gibi sopanın ucunu gösteriyor. Karakaş, belki ‘Halkımız sözün özüne değil, biçimine itibar ediyor. Siz de sözünüzü süsleyin’ demek istemiş olabilir. Ama ne yazık ki yazısında bunu kendisi becerememiştir. “’Nasıl dediği için’ devletin karanlık yüzü Hrant hakkında ölüm kararı çıkardı.” sizce biçimli bir laf mı?

Sırrı Süreyya Önder’le tanışıyor olsaydım, kendisini alenen değil, en azından telefon edip uyarırdım: Karakaş gönlünden geçeni değil, aklından geçeni söylüyor; uyma buna diye…

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1975 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın