Kitaplar





(Ortak kitap)



Başbakan bile pedagojiden söz etmek zorunda kaldı

4+4 (Üçüncü dört yılın zorunluluğunu Bakanlar Kuruluna bırakan teklif neden 4+4+4 olarak anıyor anlamıyorum) yasa teklifinin, piyasa İslamcılarının ideolojik planı olduğu bilinmesine rağmen ilk tepki eğitim bilimcilerden geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eğitimcilerle buluşup siyasi tepkisini pedagojiyle ilişkilendirmesi gerilimden beslenen teklif sahiplerinin beklemediği bir durumdu. Hele hele Eğitim Sen’den daha politik bir çıkış bekliyorlardı. Teklifin imam hatiplere bağlanıp tartışılması işlerini kolaylaştıracaktı. Dönüp halka ‘Bunlar zaten din düşmanı’ diyerek su yüzüne çıkacaklardı. Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu yeniden anımsatacaktı Başbakan. Fakat teklifte yer alan her maddenin eşit düzeyde ele alınıp pedagojik sakıncaları ortaya dökülünce Başbakan da hiç anlamadığı halde pedagojiden söz etmeye başladı. (Ve böylece iktidar ilk kez muhalefetin dilini kullanmak zorunda kalmış oldu.)

AKP milletvekilleri komisyonu basıp, her bir maddesi didik didik edilen teklif metnini masadan toplayıp Cemil Çiçek’in önüne götürmeselerdi çocuklarının beynini iğdiş edecek her bir yönü AKP seçmenlerince de görülecekti. Uyanık biri bunu fark etti; tartışmanın her geçen gün aleyhlerine işlediğini gördü ve buna bir son vermek istedi. Aklınca tabii… AKP, mecliste de aynı yolu izleyecek, çaresiz. TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı Nabi Avcı, tv8’de Mustafa Karaalioğlu’nun “Komisyonda yaşanan gerginlik, teklif Meclise geldiğinde de yaşanacak mı?” sorusuna “Umarım herkes gereken dersi almıştır” yanıtını verdi. Direnen olursa döveriz demek istiyor. Bence de döverler; AKP, çatışmayla elde ettiği, çatışmaya bağımlı iradesini tartışma konusu yapacak geri bir adım atmayacak.

Bazı fetbazlar, muhalefeti din ekseninde tartışmaya zorluyor: Başbakanın Cemil Çiçek’e ‘ortalık sakinleşti, (sakinleşirse) yollayabilirsin Genel Kurula’ demesinden önce ortam yaratmaya çalışıyorlar. O tarafın en kurnazlarından biri olan Mümtazer Türköne, ısrarla “CHP’nin tuzağı gördüğünü ama yine de bu tuzağa boylu boyunca uzandığını” yaymaya çalışıyor. Bu liberal demokrat, teklifin, din eğitimi ile ilgili olan kesintililik ve seçmeli dersleri içeren maddesinin diğer maddeler kadar bile ele alınmasına tahammül edemiyor. Ahmet İnsel, aynı şeyi farklı bir yolla yapıyor; güya eleştiriyormuş gibi kaleme aldığı yazısında “muhalefetin kırmızı görmüş boğa gibi” saldırdığından söz ediyor (13.3.2012 Radikal). (Ne kadar ayıp; ne yakışıksız bir söz. Sırf şirinlik yapma uğruna, bir kısmı bir dönem arkadaşı olmuş insanlara söylüyor bunu. Yasa teklifini getirenleri eleştireceksin, seninle birlikte eleştirenlere ise hakaret edeceksin, pes doğrusu) İnsel’in boğa dediklerinin arasında sadece CHP yok; sen, ben, Eğitim Sen yani teklife muhalif herkes var. Neyse ki sağcıların gazına gelmeyecek kadar akıllıyız artık; bilimle, akılla, mantıkla baş edemeyeceklerini anladılar ya; gerisi kolay.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1641 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın