Kitaplar





(Ortak kitap)



Okul ve kontenjan artışı yüksek fakat rağbetin düşük olduğu okul: AİHL

Çukurova Üniversitesi Profesörü Sosyolog Adnan Gümüş'ün resmi verilere dayanarak yaptığı tespitle, AKP Muğla milletvekili Ali Boğ'nın imam hatiplerin sayısının artmasına karşın öğrenci sayısında beklenen artışın yaşanmadığı tespitini değerlendirerek örgün din eğitiminin durumuna bakıp bir sonuç çıkaralım. Milletvekili, İmam Hatip Mezunları Derneğinde pilav yerken bütün okulları imam hatip yapma şansını elde etmiş olmalarıyla övünürken bu okullara yeterli sayıda öğrenci kaydedilmemiş olmasından yakınıyordu (24.8.2012, Cumhuriyet) Bu haberden bir gün önce Adnan Gümüş de telefon konuşmamızda, imam hatip okullarının sayısının artığını fakat aslında öğrencilerin bu okulları tercih etmediğini anlatıyordu. Sayın Gümüş'ün gönderdiği bilgileri ve değerlendirmelerini sizinle paylaşmak istiyorum. 

8 Ağustos'ta sona eren 2012 SBS sonuçlarıyla ortaöğretim tercihinde Fen, Sosyal Bilimler, Anadolu Öğretmen ve Anadolu Sağlık Meslek Liseleri en çok tercih edilen okullar olmuş. Anadolu Meslek, Anadolu Teknik Liseleri ile Anadolu İmam Hatip liseleri ise en az rağbet gören okul grubunu oluşturuyor. Fakat ilginç olan, okul ve kontenjan artışı öğrenci talebine ters orantıda ilerliyor. SBS sonucu ile öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında 2010'dan 2012'ye toplamda yüzde 24'lük bir kontenjan artışı yaşanırken Anadolu imam hatiplerde bu oran yüzde 85.19 olmuş. (Okul,  243 iken 450'ye çıkmış.) Adnan Gümüş bunu bu okulların taban puanlarının düşük olmasına bağlıyor. Gerçekten de Anadolu Meslek, Anadolu Teknik Liseleri ile Anadolu İmam Hatip liseleri taban puanı en düşük okullar arasında yer alıyor. SBS sonucuna göre öğrenci alan Anadolu Meslek ve İmam hatip liseleri, elindeki puanı değerlendirmek isteyen yoksul öğrencilerin tercih ettiği okullar durumunda.

 

İHL’ler, toplumu önce sınıf sonra inanç ve kültürel aidiyetine göre ayrıştırıyor

AKP’yi tatmin etmeyen, fen liseleri gibi ilim irfan yuvası arasında saydığı Anadolu imam hatiplerin “zeki” öğrenciler tarafından tercih edilmemesi; sıradan okullar arasında kalması. Önünden geçtiğiniz bir cemaat okulunun, dershanesinin afişine bakın, sıralamaya girmiş öğrencilerinden bu okulları tercih etmiş olanlara rastlayamazsınız. Çünkü öğrenci ve onları yönlendiren veliler, sınav "başarılarını" Gümüş'ün dediği gibi uzun erimli beklentilerini karşılayacak tercihler yaparak değerlendirmek istiyorlar. Din eğitimi toplumun arzusuna uygun olarak onun ihtiyacını karşılamak üzere yaygınlaştırılıyorsa, toplumun her kesiminin aynı oranda istekle din eğitimini tercih etmesi gerekmez mi? Ama öyle olmuyor işte; AKP ve MHP’li milletvekilleri ile İmam Hatip Mezunları Derneği üyelerinin çocuklarını hangi okullara gönderdiği konusunda bir araştırma yapılsa eminim orada da sonuç değişmez. Değişmez çünkü meslek ve imam hatip okulları, toplumu önce sınıfsal sonra inanç ve kültürel konumuna göre ayrıştırmanın alt birimlerdir. Gümüş’ün bölgelere göre kontenjan artışını gösteren grafiği de bu görüşü destekliyor. Program ve kontenjan artışının Doğu ve Güneydoğu illerinde patlama göstermesi ancak bu iki bölgede yoksullukla dindarlığın kesişmesiyle açıklanabilir. Tabi buradaki ve diğer yerlerdeki artışı yine de yurttaşın talebi olarak görmemek, İslamcı hükümetin layık bulmasına bağlamak gerek.

Kız Anadolu Liselerinin sayısı artıyor

Ülke genelinde toplam 13 adet olan Kız Anadolu Lisesinin 5’inin Şanlıurfa’da olması da yoksul dindarlara hizmetle açıklanabilir. 2010’da 3 ilde 7 adet olan Kız Anadolu Lisesi, iki yıl sonra 8 ilde (Adana, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kayseri, Malatya, Şanlıurfa) 13'e çıkmış. Sekiz ildeki Kız Anadolu lisesinin 5'i Şanlıurfa'da! Bu okulların sayısı iki yılda yüzde elli oranında artış göstermiş ise din eğitimini esas alan 4+4+4’ün ardından sayının önümüzdeki yıllarda katlanarak artacağını öngörebiliriz.

 

İHL'lerin ÖSYS’deki durumu

Sayın Adnan Gümüş’ün tablosundan aktarıyorum: 2012’nin örgün (lisans, önlisans) ve açıköğretim olmak üzere toplam kontenjanı 938 bin. Bunun 746 bini örgün, 191 bini ise açıköğretime ait. KKTC ve özel üniversitelerin kontenjanı ise 115.850. İlk yerleştirmede 80.228 kontenjan boş kalmış bulunuyor. İHL’ler mezunlarının yüzde 12’sini üniversiteye yerleştirmiş. Bu okulların yarıştığı düz lise ve Anadolu liselerinin ortalaması yüzde 36.15. Görülüyor ki İHL’ler, katsayı engeli kaldırılmış olmasına rağmen destekçilerinin arzusunu tatmin edecek başarıyı gösteremiyorlar. O halde bu okulları diğer okullarla aynı kategoride görmek, onlarla yarıştırmak; topluma beklentisini karşılayacak okul türü olarak sunmak niye? 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
2272 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın