Kitaplar





(Ortak kitap)



Öğretmene 'Darwin' cezasında ikinci perde

Mamak Kaymakamı Ertuğrul Kılıç, “Çocuğumuza verdiğimiz dini terbiye neticesinde dünya görüşüne zıt bir hayat sürdüğümüz açıkça ortadadır.” diyerek öğretmen hakkında şikâyetçi olan veliyi haklı bulup öğretmeni cezalandırmış.

18 Ocak 2011 günlü “Derste Darvin’den söz edilirse ne olur?” başlıklı manşet haberimizde, Fen ve Teknoloji dersinde, bir öğrencinin “İnsanlar maymundan mı geldi?” sorusu üzerine Darvin’in canlıların başkalaşarak değişime uğradığı tezinden söz eden öğretmen Süleyman Biçer’in Mamak Kaymakamı tarafından “uyarı” ile cezalandırıldığını yazmıştık. Ceza, öğrenci velisi Ülkü Demir’in “Öğretmen sınıfta insanlar maymundan geldi dedi, çocuğuma İncil okuttu” iddiası üzerine açılan soruşturmaya dayandırılmıştı. Muhakkik, öğrenci velisinin dilekçesinde öne sürdüğü iddiaları kanıtlayamamış (Velinin iddiasını 43 mevcutlu sınıfta kendi çocuğu ile akrabası başka bir çocuk dışında doğrulayan olmamıştı.) buna rağmen öğretmene, öğrencilere düzey üstü bilgi verdi diyerek cezalandırma yoluna gitmişti.

Eğitim Sen, idare mahkemesine başvurarak öğretmene verilen cezaya itiraz etti. Ankara 10. İdare Mahkemesi, itiraz üzerine cezayı veren Mamak Kaymakamlığından savunma istedi. Kaymakam, 17 Mart 2011 günü gönderdiği savunmada, velinin şikâyet dilekçesindeki “Bizim aile yapımız, kılık kıyafetimiz ve çocuğumuza verdiğimiz dini terbiye neticesinde adı geçen öğretmenin dünya görüşüne zıt bir hayat sürdüğümüz açıkça ortadadır. Adı geçen öğretmen de bunu bilmektedir. Benim gibi diğer veliler de bu durumdan rahatsız olup ancak çocuklarının zarar görebileceği endişesiyle sessiz kalmaktadırlar. Konu hakkında gerekli araştırma ve soruşturmanın yapılarak ilgililer hakkında gerekli tedbirlerin alınması için gereğinin yapılmasını arz ve talep ederim.” diye biten ve hiçbir maddi delile dayanmayan, kişisel tatminden öte anlam olmayan arzusunu kendi yorumunu da ekleyerek idare mahkemesine delil olarak sunuyor.

Kaymakam Ertuğrul Kılıç,  “Şikâyet dilekçesinde velinin okulda olup bitenler hakkında son derece olumsuz yorumlar yaptığı ve olanlardan ailece huzursuzluk duyduğu ortadadır.” diyerek, idare adına yaptığı savunmasını şikâyetçinin iddialarına dayandırıyor. Kaymakam, savunmasının bir başka yerinde ise öğretmenin öğrencilerini bilime yönlendirmesini de cezalandırmanın gerekçelerinden saymış. “(Öğretmen) ödevin bilimsel nitelikte hazırlanmasını, dinsel içerikli hiçbir kaynak kullanılmamasını öğütledi” diyor.

İdare adına yapılan bu savunmayı okuduğumda, şikâyetçi ile kaymakamın aynı kişi olduğu izlenimine kapıldım. Kaymakam, okulun, öğrencileri belirlenmiş değerler etrafında ortaklaştıran bir örgüt olduğu bilincinde değil. Ya da öğrenci velisi gibi, bilimsel metotları kendi değer yargılarına aykırı bulup her öğrenci için ayrı bir eğitim tasarlanması gerektiğine inanıyor. Yasalar izin vermediği için de bunu idari baskı yöntemlerini kullanarak yapıyor.  Alın size “Laik, demokratik ve bilimsel eğitim.”

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1487 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın