Kitaplar


 

 


(Ortak kitap)
 



https://www.facebook.com/ozmenu  https://twitter.com/unalozmen

Ünal Özmen

Anasayfa

Mutabakat Metni’nin Yerel Yönetimler başlığının bir maddesinde “Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki aşırı vesayetine son vereceğiz.” deniyor. Bu maddeden, merkezi yönetimin kimi yetki ve sorumluluklarının yerel yönetimlere devredileceğini anlamak istiyoruz. Eğitim de buna dahil… Belediyelerin, üniter yapıyla çelişmeden eğitim ve kültür alanında yapabilecekleri çok şey olduğunu artık görmek lazım. Mutabakat Metni’nde listelenen eğitimsel ihtiyaç ve hizmetlerin, belediyeler tarafından daha az maliyetle daha hızlı ve adil bir şekilde çözüleceğine kuşku yok. 
Eğitim bilgi, değer ve yöntemden ibarettir. Eğitim üzerine düşünen, planlama yapan, eğitimden bir şey bekleyen önce bu üç unsur hakkında bir karara varmak zorundadır. İlk olarak kullanacağın bilgi ve bilgi kaynaklarını, aynı zamanda bireye kazandırılacak değerleri belirlersin; sonra bu bilgi, beceri, değer ve tutumları hangi usulle kazandıracağına karar verirsin. Okul, yurt, süt, yemek, defter-kitap, internet, iletki-cetvel-pergel hepsi bu üç şey içindir.
04.02.2023
03.02.2023
Cumhurbaşkanı sohbet amaçlı serbest konuşmalardan o kadar uzaklaşmış ki artık okumadan konuşamıyor. O nedenle sivil görünümlü toplantılarda canlı prompterterler kullanılıyor. İletilmek istenen mesaj önce birine dikte ettiriliyor ardından cumhurbaşkanının o doğrultuda tepki vermesi sağlanıyor. Prompter dediğiniz şey, yüklediğiniz veriyi gösterir. Canlı prompterler ise veriyi seslendirebiliyor.
12 Eylül askeri yönetimi, 4 bin 891 kamu çalışanını görevinden ihraç etti. 21 Temmuz 2016’da sivillerin ilan ettiği ve iki yıl yürürlükte kalan Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde görevden uzaklaştırılan kamu görevlisi ise 125 bin. OHAL yetkilerinin KHK (Kanun Hükmünde Kararname) adı altında uygulandığı Temmuz 2018-1 Ağustos 2022 tarihleri arasında toplamda kaç kamu görevlisinin ihraç edildiğini bilmiyoruz.
25.01.2023
14.01.2023
Yaygın kanı, dini inancın kuvveti oranında insanların yalandan uzaklaştığı yönündedir. Dindar birinin doğru bulmadığımız söz ve eylemleri hepimizi hayrete düşürür. Dindarın yargısı, doğruluğu apaçık olan şeyden kuşkulanmaya neden olur. Eğer bu kişi hem dindar hem bilgiye erişimi sınırsız biri ise bilmeyerek de olsa yalan söylemeyeceği düşünülür. Çünkü o, hem doğruluğu tartışılmaz bilgiye sahiptir hem Tanrı tarafından cezalandırma korkusu taşır. Acaba öle mi?
Modern okullarda istihdam edilen İlahiyatçıları öğretmen olarak görmüyorum. "Manevi destek" adı altında hastanelerde görevlendirilen tıbba alternatif din adamlarına doktor denemediği gibi okullardaki din adamlarına da öğretmen diyemeyiz. Cemil Kılıç'ı da onlardan ayırmıyorum. Fakat Cemil Kılıç, egemen Sünni din yorumunun dışında kendi yorumunu geliştirip akla uymayan dini pratikleri eleştirerek kendisini diğer din dersi öğretmenlerinden ayırıyor. Hastanede, cezaevinde, okulda isterse camide olsun bu, herhangi bir İslam mezhebinin egemen olduğu yerde kabulleneceği bir şey değil. Kaldı ki Kuran dışı referansları eleştiren, dini seküler yaşamla uzlaştırmaya çalışan Cemil Kılıç'ı kabullensin...
11.01.2023
18.12.2022
Bildiğiniz gibi camiler kamu malıdır ve kamu adına Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “hüküm ve tasarrufu” altındadır (3402 Sayılı Kadastro Kanunu, Madde 16). İsmailağa Camisi’nin hukuki statüsü de herhangi bir köy camisinden farklı değil. Fakat biliyoruz ki tarikatların, cemaatlerin ve camiaların işgali altındaki birçok tarihi cami gibi İsmailağa Camisi de bir cemaat tarafından tekke olarak kullanılmaktadır.
Öğrenenin düşüncesi üzerindeki etkisini, toplumsal gelişim ve değişime katkısını dikkate aldığımızda öğretmenliğin entelektüel mesleği olduğu sonucuna varabiliriz. Bu yönüyle öğretmenlik hem aydın hem entelektüel tanımına uyuyor. Fakat bu her öğretmenin entelektüel olduğu anlamına gelmez.
12.12.2022
12.12.2022
Çevre için kullanılan yöntem zihin temizliği için de geçerli: İdeal olan kirli bilgileri kullanmamak; ikinci yol ise bir şekliyle zihinde yer etmiş pis fikir ve düşünceleri temizlemek. Felsefe her ikisini de yapabiliyor: Felsefeyle hem kirli ve temiz bilgiyi önceden ayrıştırıp beyninizi temiz tutabilirsiniz hem pislik yapan çörçöp bilgileri temizleyebilirsiniz. Bunun için felsefeci olmak gerekmiyor, az da olsa felsefenin yöntemlerini bilmek yeterli.
2000’ler, siyasal alanın ekonomik dönüşüme uyarlanmaya çalışıldığı yıllardı. Neoliberal ekonominin yarattığı eşitsizliğe rıza üretmek, kamuya ait mülklere el koymak ve kamusal hizmetleri piyasanın yatırımına açmak için kamunun ve kamusal denetimin ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bu da kamusal ilişkilerin kurucu kültürünün, bilginin, bilgi paylaşımının, diyalogun ve toplumsal değerlerin aşındırılması ile mümkündü. O nedenle değerler, bilgi ve kültür kurumu olan eğitim saldırının ilk ve öncelikli hedefi oldu.
12.12.2022
06.11.2022
Okul yemeğinin son günlerde daha sık dile getirilmesi, toplumun bu konuyu seçim talebi arasına almasını sağlamaya yönelik muhalif kışkırtması sanılmasın. Öğrencilere devlet tarafından okulda yemek verilmesi, yoksulların besine erişemediği ve bu durumun açlık gibi yaşamsal bir tehdide dönüştüğü durumlarda gündeme geliyor.
Eğitim işkolunda örgütlü sendikaların 2'si "sol"da, 47'si "sağ"da duruyor. Sağdakilerin 5-10'u hariç diğerleri iktidar partilerinin çeperinde dolaşıyor. Sendika çokluğu ideolojik çeşitlilikten kaynaklanmıyor. Kamu işyerinde örgütlü sendikaların üye aidatını, öğretmenler odasına bir paket çay koymayan devlet ödüyor, çokluğun sebebi bu… Birkaç yüz üye bulan, giderini karşılayacak bir ofis açabiliyor. Masraflarının kamu bütçesinden karşılanması haliyle onları sendika olmaktan çıkarıp devlet dairesine dönüştürüyor.
28.10.2022
17.10.2022
Nicedir dil, düşünce ifade etmek için kullanılmıyor. Düşünce kavramlarla ifade edilir. Düşünmüyorsanız dil sizin için iletişim aracıdır, kavram bilgisine ihtiyaç duymazsınız. Olay ve olguyu göründüğü gibi tarif edip istek bildirecek miktarda sözcük dağarcığına sahip olmanız yeterli. Eğer düşünüyormuş gibi yapmaya kalkışır konuşmanızın arasına kavram serpiştirirseniz Nureddin Nebati ile Tayyip Erdoğan’ın durumuna düşersiniz. Hazine ve Maliye Bakanı veya Cumhurbaşkanı olmanız kavramın ifade ettiği düşünceyi değiştirmenize yetmez.
Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü; bu vesileyle öğretmenlerin eğitim sendikaları üzerinden siyasetle kurduğu ilişkiye değinmek istiyorum.
14.10.2022
06.10.2022
Yusuf Ziya Özcan, üniversite sayısını ve kontenjanını artırmadaki katkısından dolayı Memur-Sen tarafından 2012’de ödüllendirildi. Şimdi ise birçok üniversitenin kapanması demek olan eğitim fakültelerini kapatmak, verdiği kontenjanları geri almak isteyen muhalif bir politikacı. Kararlarının soruna yol açtığını on yıl sonra görmüş olabilir, kabul; fakat ikna edici olabilmesi için bugün sorunun sebebi olarak gördüğü kararlarının ödülü olarak aldığı teşekkür plaketi ile ebruli tabloyu sahiplerine iade etmesi gerekiyor.
"Eğitim sisteminin normalleşmesi, yani kendisi kadar başkalarının da iyiliğini isteyen, bilimin bilgisinden yararlanma becerisine sahip çağdaş yurttaşlar yetiştirebilmesi için din eğitiminin modern eğitimin içinden çıkarılması gerekiyor." demiştim önceki hafta. Bu ifadeyi, başlığı soru yapan "nasıl"ın yanıtı olarak da alabiliriz.
24.09.2022
17.09.2022
Bizim örgün eğitim sisteminde dini eğitim veren iki okul türü, dini olmayan (güya laik) okullarda ise zorunlu ve zorunlu seçmeli 4 din dersi var. Türkiye’de iki milyona yakın öğrenci din öğretimi yapan 5 bin 138 okulda (Anadolu imam hatip lisesi, imam hatip ortaokulu, açıköğretim imam hatip lisesi) eğitim görüyor. Okul ve dini ders sayısı arttıkça haliyle derslere girecek din görevlisi sayısı da artıyor. Nitekim her atama döneminde öğretmenlerin yüzde 10’u din görevlisi oluyor. Dün atanan 20 bin öğretmenin 1218'i din görevlisiydi. Teknoloji Tasarım dersinin payına düşen öğretmen sayısı 87!
TTB sendika değil, ancak yüzde 70'i bir sendika üyesi olan öğretmenler, meslek örgütü olan TTB kadar sendikal tepki ortaya koyamadılar. Eğitim sendikaları sendikal eylem yerine sosyal medya mesajlarıyla seslerini duyuracaklarını sanıyor, fakat Twitter yankıyı dışarı yansıtmayan kapalı bir oda. Yüz öğretmenin aynı anda çay içtiği öğretmenler odasında mesleklerini ilgilendiren hayati bir konuda yüz yüze konuşmayı başaramazken sosyal medyadan sonuç ummak beyhudedir.
17.09.2022
17.09.2022
Bildiğiniz gibi ders kitapları müfredata uygun olarak hazırlanır ve ders işlenirken ders kitapları kullanılır. Yani ders kitabı temel ve zorunlu eğitim materyalidir. Kaynak kitapların ise eğitim aracı olarak kullanılması zorunlu değildir. O nedenle adı yardımcı kaynaktır. Fakat MEB, zorunlu ve temel ders kitaplarını özel sektöre yazdırıp onlardan satın alırken yardımcı kitapları hem kendisi hazırlıyor hem özel yayınevlerinden alınmasını yasaklıyor!
Diyanetin ve İslamcı siyasetçilerin ahlak ve hukuk zemininde üretilen bilgiyle ne işi olabilir? Bir de bu bilginin öğretilip işlenmesinden yani bilimsel süreçlerden geçmiş olmasından söz ediliyor. İlginç, ilginç çünkü dinler, bilginin, deneyimlerin zihinsel işlemden geçerek elde edildiğini kabul etmez. Bunu kabul eden Tanrı’yı inkâr etmiş sayılır. Dinler için bilgi, Tanrı’nın insanın kalbine yerleştirdiği ve insanın kullanıcısı olduğu sezgisel bir "şey"dir. O nedenle dinler "Güncel ihtiyaçların giderilmesi ve çağın meselelerinin çözümü"ne eğitim yoluyla elde edilip işlem görmüş bilgi ile çare aramaz. Bu Tanrı'yı bir kez daha inkar etmek olur.
17.09.2022
14.06.2022
Teorik (kuramsal) yazan biri, ele aldığı olay veya olgu hakkında bir iddiada bulunuyordur. İddiasını açıklarken sadece kavram kullanmıyor,  tanımlamalar yapıyor, gözlemlerine yer veriyor, kendisini harekete geçiren ilkelerinden söz ediyor. Dahası iddiasına bilimsel dayanaklar sunuyor. Bu da kuramsal yazıları ve sözleri daha da karmaşıklaşıyor. ‘Hele şimdi bunun sırası mı’ deyip okuduğumuzu veya dinlediğimizi başlamadan kapatıp susturuyoruz.
“Milliyetçilik”le kurulan cümlenin, etnik köken gözetmeyen vatandaşlık anlamında Fransız ulusçuluğunu kastettiği iddia edilebilir. Fakat cümleye “Türk milliyetçiliği” ile başladığınızda etnik kategorilerden söz etmiş, “biz” ve “onlar” demiş olursunuz. “Biz” ve “onlar”, diğer topluluk ve toplumlara, giderek cinsiyetlere, tercihlere ve sonunda size benzemeyenlere kadar uzanan değişmez, uzlaşmaz sakat tutumun davranışa dönüşmüş halidir; ayrımcılıktır. Bu bakımdan etnik önyargıya sahip hiç kimse, hiçbir siyaset ırkçılıktan, yabancı düşmanlığından, ayrımcılıktan kurtulamaz.
20.05.2022
13.05.2022
Eğitim, insan eyleminin bilgiye yani teoriye dayanması gereğinden ortaya çıkmış; uzak ve karmaşık planlara ve üst düzey amaçlara yönelinmesi ise planlı yürütülmesini gerekli kılmıştır. İlk müfredatı da bireye, aile ve kabile düzeninden toplum düzenine geçişte gerekli olacak kolektif bilgi ve becerileri kazandırmaktı. Antik Yunan'da, toplumsal yaşam teorisi olarak etik ilkelerle birlikte iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, doğruyu yanlıştan ayırma yolları öğretiliyordu. İlk öğretmen Sokrates (ondan önce de Sofistler), insanlara yönetime katılma ve haklarını savunma yol ve yöntemlerini öğretiyordu. İnsan eylemini vahiylerin belirlediği dönemin ardından tekrar sahneye çıktığında eğitimin iddiası değişmedi.
Ekonomik krizler, insani krizlerin anası olduğuna göre krizlere çare bulması beklenen eğitimi de kaçınılmaz olarak krize sürükler. Özellikle piyasanın ihtiyacını karşılamak üzere kurgulanmış ve metalaşmış eğitimin ekonominin krizinden payına düşeni fazlasıyla almaması olanaksızdır. Çünkü o da alınıp satılan endüstriyel ürünlerden biridir artık. Yoksulları daha yoksul, zenginleri daha zengin eden ekonomik krizlerin, hayatın diğer alanlarındaki kaybedeni de değişmez; sosyal ve siyasal kaybedeni yoksullar, kazananı zenginler olur.
29.04.2022
24.04.2022
Diyanet Akademisi Kanunu çıktıktan bir ay sonra, 7 Nisan 2022’de Resmî Gazetede yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne imam hatip ortaokulu ve imam hatip liselerinin tüm öğretim programlarını hazırlama görevi verildi.
MEB’in, çocukları ekonomik ve sosyal gelişmişlik durumuna göre farklı okullarda toplaması, sınıf ayrımcılığının ötesinde, Hintlilerin etkisini kırmaya çalıştığı 3 bin yıllık kast sistemini model alıp yaşatmaya çalışmaktan başka bir anlama gelmez. Daha iyimser bir yorumla, çocuk emeğini ekonomik büyümenin itici gücü olarak kullanan 18. yüzyıl İngiltere’sine dönüş özlemidir.
17.04.2022
05.04.2022
Diyanet Akademisi Kanunu, 3 Mart 1924’te kaldırılan Şerriye ve Evkaf Vekaletinin yeniden tesisi anlamına geliyor. Şerriye ve Evkaf Vekaleti, cumhuriyet kurulmadan önceki eğitimi dahil din işleri ve vakıfların yönetiminden sorumlu bakanlıktı. Din eğitimi, aynı gün çıkarılan Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) yasası ile Milli Eğitim Bakanlığına, vakıfların yönetimi ise Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. Diyanet Akademisi Kanunu, din ve dini eğitim veren kurumların yönetimini yüz yıl sonra tekrar Diyanete bırakıyor.
Bu yazı, dünkü yazının devamı niteliğinde olacak, tasarıyla neyin tasarlandığını anlatacaktım. Komisyon tutanağını okuyunca dağıldım! Kanunlarımızın hangi kalemlerden çıktığını, hangi süreçlerden geçtiğini siz de bilin istedim.
25.03.2022
04.03.2022
Diyanet Akademisinin faaliyeti Diyanet personeli ile sınırlı olmayacak. Akademi, halen Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülen kurs, yurt ve pansiyon açıp yönetmeye ek olarak İslami ilimlerin öğrenilmesine yönelik çalışmalar yapacak, eğitim merkezleri açacak, buralarda uygulanacak eğitim programlarını ve materyallerini hazırlayacak; alan araştırmaları, ölçme ve değerlendirme çalışmaları yapacak.
Bu taraftan bakıldığında ikisi arasında bir fark görünmüyor. Biri TRT’de, diğeri özel televizyonlarda yorumculuk yaparken cumhurbaşkanı başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Politikalar Kurulu ve birçok kamu kurumunun yönetim kurulu üyesi olmuş. Cumhurbaşkanının faiz sebep, enflasyon sonuç tezi ekonomist Yiğit Bulut’a aitse faizle ilgili ayetin nas olduğu fikri İslam felsefecisi İbrahim Kalın’a aittir. Kısacası, varsa bile farkları aynı kişiye hizmet etmek bu iki kişiyi birbirinden ayırt etmemizi imkansızlaştırıyor.
04.03.2022
25.02.2022
YÖK’ün üniversiteye girişte aranan baraj puanını kaldırması birkaç eğitimci dışında pek kimsenin gündemini meşgul etmedi. Bazı bölümlerin hariç tutularak sınavın kaldırılması olarak da yorumlanması gereken kararın, eğitimcileri aşan siyasi yönleri var. Hangi ihtiyacın YÖK’ü böyle bir karar almaya zorladığına baktığınızda bir tek eğitimsel neden göremiyorsunuz. Aksine, ardında Erdoğan’ı görüyorsunuz.
Giuseppe Fava ile Uğur Mumcu ilişkilendirmesi ikisinin de gazeteci olmasından kaynaklanmıyor: İkisi de ocak ayında (Fava, 5 Ocak 1984’te, Mumcu 24 Ocak 1993'te) katledildi. Giuseppe Fava otomobilinde kurşunla, Uğur Mumcu otomobilinde bombayla öldürüldü. Fava, mafya-ticaret-siyaset üçlüsü, Mumcu, mafya-ticaret-siyaset-tarikat dörtlüsü arasındaki bağlantıyı deşifre ediyordu. Fava hukukçuydu, Mumcu da… Fava’nın tetikçisi mafya, Mumcu’nun tetikçisi dini cemaat elemanı olsa da iki gazetecinin ölüm emrini veren siyasetti. Fava ile Mumcu ülkelerinde aynı sıfatla anılıyor “Yazar, araştırmacı gazeteci, oyun yazarı ve antimafya aktivisti.”
18.02.2022
28.01.2022
Ümmet-i İsa oğullarından birinin “Adamı niye öldürdünüz lan!” diye ümmet-i Musa oğullarından birinin yakasına yapıştığını anlatan öyküyü bilirsiniz: Bir Katolik “Niye öldürdünüz lan adamı!” diyerek Musevi’nin yakasını toplamış. Musevi “Ben kimseyi öldürmedim” dedikçe Katolik, faili ikrara zorlamaya devam etmiş “Sizdiniz lan adamı öldüren!”. Musevi, çıkarabildiği boğuk bir sesle “Kimden söz ediyorsun kardeşim?” diye sorabilmiş. “İsa’yı lan, İsa’yı öldürdünüz!” diye haykırmış Katolik. Musevi “İki bin yıl önce olmuş bir olay, benim suçum ne beyim!” savunmasının adamı aydınlatıp şerrinden kurtulacağını düşünürken suratına yediği yumruğa eşlik eden şu sözü duymuş “Ben yeni duydum lan!” ...
Bazıları, düşüncelerini karşı oldukları fikir ve eylemler üzerinden ifade eder. Genellikle düşünceleri savunulacak kadar güçlü olmayan kişiler böyle yapar. Diğerini değersizleştirdiğinde veya ortadan kaldırdığında kendi fikirlerine yer açılacağını düşünürler. Bu, Erdoğan’ın sık başvurduğu bir yöntem…
21.01.2022
14.01.2022
Bunca yıldır yazar dururum, özetle deseniz eğitimin son yirmi yılını bu kadar net ifadelerle anlatamam. CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, 73 saniyede eğitimde gelinen noktanın sadece nedenini, failini, sonucunu ve oradan çıkışın çözümünü izah etmiyor; cemaat yurdundaki dini baskıya dayanamayan Enes Kara’yı intihara sürükleyen süreci de işaret ediyor.
Özellikle öğretmenlerin aynı işi, aynı araç ve yöntemlerle aynı amaca ulaşmak için yapanlar arasında üstünlük sıralaması yapılmayacağını bilmesi gerekir. Aynı müfredat ve yöntemlerle işlenen ve öğrenci başarısı merkezi sınavla ölçülen her hangi bir dersi aynı yaş ve sınıf seviyesine veren öğretmenlerden her birinin stajyer, düz öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen olmasının amacın gerçekleşmesine katkısı ne olabilir?
13.01.2022
07.01.2022
AKP, ilk zamanlarda bakanlık bürokratlarıyla il, ilçe ve okul yönetici seçiminde başvurduğu bu yöntemi öğretmen seçimine kadar indirdi. Sonunda bardağı taşırdı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da sokağa indirdi. Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanlığı önüne giderek hangi vicdana, hangi adalete, hangi ahlaka sığar bu yaptığınız dedi. Birkaç saat sonra bakandan gelen yazılı yanıt 2004’tekinin aynısıydı:
Yoksullar neden okula başlama yaşıyla daha çok ilgiliyken okuldan çıkış yaşını belirleyen zenginler oluyor? Okula başlama yaşını pedagoji belirlerken bitirme yaşının belirlenmesi neden piyasaya bırakılıyor?
31.12.2021
26.12.2021
Elbette profesörler de saçmalar, hatta en çok onlar saçmalar. Bence saçmalamaktan korkan profesör olmamalı. Çünkü bir şeyleri değiştirmeye çalışan biri olarak profesörün fikirleri sıradan fikir sahiplerine anlamsız yani saçma gelir. Profesör saçmalamıyor, toplumun önemli bir çoğunluğu fikirlerine katılıyorsa yeni bir şey söylemiyor demektir. Eğitimsiz çoğunluğun itibar ettiği fikrini bir başka profesör saçma buluyorsa o profesör zırvalamış olur.
Zulal Atalay Laçin Aksaray Üniversitesine giderken elinde bir referans mektubu, mektup yoksa ilgili kişiler mutlaka önceden bir veya birkaç telefon almış olmalı. Kim bunlar? Kadın Uluslararası İlişkiler Bölümüne profesör yapıldığına göre bu kimlerden biri veya birkaçı siyaset bilimi profesörü olmalı. Üniversiteyi kör edecek kadar parlak bu profesör veya profesörler kim?
24.12.2021
17.12.2021
MEB Şûra’nın tavsiyelerine uyacaksa neden 30. sıradaki“Okullarda ücretsiz öğle yemeği veya beslenme desteği sağlanmalıdır.”tavsiyesini atlayıp işe ta 125. sıradaki “din”den başlıyor. Hem de çocuklar İslamcıların değer saydığı şeylere ve “din”e tok, ekmeğe açken. Çünkü yemeğin bir maliyeti var, dinin yok; çünkü karar yasal değil, fiili durum yaratılmak isteniyor…
Gelişmiş ülkeler, zorunlu temel eğitimi ortalama 10 yılda, eğitim yaşını 16’da tamamlarken Türkiye, zorunlu temel eğitimi zorunlu din eğitimine dönüştürebilmek amacıyla zorunlu eğitim süresini 12 yıla, okuldan ayrılma yaşını 18’e çıkardı. Meslek eğitimini zorunlu eğitimin içinde tutan bu karar, esnaf talebi olduğu kadar İslamcı propagandanın süresini uzatmakla da ilgiliydi. Batı, zorunlu eğitim süresinde mesleğin bilgisini verirken (Zorunlu eğitimin bir aşamasında mesleğe hazırlamakla mesleğin eğitimini vermek aynı şey değildir.) Türkiye’nin henüz meslek seçme bilgi ve olgunluğuna erişmemiş çocuğu işgücüne dönüştüren meslek eğitimi veriyor olmasının ne ekonomik ne pedagojik izahı olabilir.
10.12.2021
03.12.2021
Doktorun yazacağı reçeteyi hastanın belirleyemeyeceği gibi eğitimin de herkesin müdahil olamayacağı uzmanlık isteyen, dolayısıyla bilime bırakılması gereken tarafları vardır. Fakat reçete düzenlemiyor olsa da sağlık hizmetinden yararlanmasına engel unsurları sorgulaması gereken hasta gibi ebeveynin de içeriğine müdahil olmadığı eğitim sistemine çocuğum neden öğretmensiz, neden tercihine uygun okula gidemiyor, eğitimin maliyetini neden ben karşılıyorum; çocuğumun güvenliği, sağlığı, ulaşımı, beslenmesi neden sağlanmıyor diye sorma hakkı vardır.
yaptırdığı son “açlık-yoksulluk” araştırmasında (5 Kasım) 4 kişilik ailenin açlık sınırını 3 bin 27, yoksulluk sınırını 8 bin 595 lira olarak belirleyen sendikanın, çalışanlarının yüzde 60’ını açlık sınırının altında bir ücretle (2 bin 825 Tl) çalıştıran işverenin her bir cümlesinin ardından hurra ayağa fırlayıp “Dik dur eğilme, memurlar seninle” diye yırtınırken konuşmacıyla birlikte muhalefeti yuhalamasına ne dersiniz? Siz ne derseniz deyin ama ben ona sendika demem.
26.11.2021
19.11.2021
Muhalefet deyince akla ilk gelen CHP oluyor. O nedenle derli toplu ama mutlaka diyalektik tutarlılığı olan manifesto CHP'den bekleniyor. Fakat CHP, kendi tabanının beklentisini ifade etmekte oldukça zorlanıyor. Bu da partiyi neoliberal iktisadın diline hapsediyor. Oysa CHP'nin kendisini daha rahat anlatacağı iyi bildiği kültürel, sosyal ve siyasal bir dili var. Eğer CHP "dostlarımız" dediği partilerin aralarındaki ideolojik farkı fark etmesinin ittifak ilişkilerini bozacağını düşünerek kültürel, siyasal ve sosyal talepleri dillendirmekten kaçınıyorsa buna gerek yok. Çünkü ...
Erdoğan’ın, başarısızlığın kendi dışında nedeni olarak göstereceği faillere ve yoksulların hoşuna gidecek çıkışlara ihtiyacı var. Aksi halde aklı başında hiçbir politikacı iktidarının 20. yılında 20’ncisini düzenlediği şûraya fırsat eşitliği temalı bir başlık koymaz. Bunca yıl ne halt ettiniz deneceğini bilir.
12.11.2021
07.11.2021
“Cumhuriyet Kültürü” ya da “Ulusal Kültür”, kültürü, kültürün en zayıf halkası olan gelenek-görenek, örf, adet ve inançlardan ibaret sananların aksine yurttaşlar topluluğu olan ulus değerlerini ifade eder. Cumhuriyet, insanı edilgen (pasif) kul olmaktan kurtarıp, değiştiren ve dönüştüren kültür öznesi yaptı. İnsan, öznesi olduğu, üretimine katıldığı kültürün Et Balık Kurumu binası gibi yıkılmasına, herhangi bir devlet kurumu gibi ele geçirilmesine izin vermiyor.
Vakfedeni (bağışçısı) devlet olan vakıfların ne mütevelli heyeti ne yönetim ve istişare kurulları elini cebine atmaz. Sahibi oldukları, yönettikleri vakıflara bir kuruş katkıları olmamıştır. TÜGVA’yı, TÜRGEV’i, ENSAR’ı ve benzeri vakıfları kuran, yöneten ve bu vakıfları geçim aracı olarak kullananlardan varsa katkısı olan çıksın ortaya. Sadece bunlar değil, cemaat ve üniversite vakıflarının da tek vakfedeni devlet, yani kamudur.
07.11.2021
15.10.2021
Vakıflar kâr amacı gütmez, kanun öyle diyor. Fakat Türkiye’de vakıflar, sömürü düzeninin en acımasız işletmeleri olarak faaliyet gösteriyor. O nedenle hiçbir vakfı bir yardım kuruluşu olarak göremeyiz.
Muhalefetin iki büyük partisinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener il il, ilçe ilçe, köy köy gezip tarımın, ticaretin ve çalışma hayatının sorunlarını yerinde tespit ediyor. Tespit etmekle kalmıyor sanayicinin, esnafın, çiftçinin, işçinin, işsizin, memurun, emeklinin sorunlarını nasıl çözeceklerini de anlatıyorlar. Fakat eğitim, ...
15.10.2021
24.09.2021
 1  ...