Kitaplar


 

 


(Ortak kitap)
 



https://www.facebook.com/ozmenu  https://twitter.com/unalozmen

Ünal Özmen

Anasayfa

Etiğin daha açıkçası ahlakın ilkeleri kanun maddesine alınabilir. Ahlaki yargı konusu iken dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımcılığının insanlık suçları kapsamında yasalara girmesi gibi... Fakat her kanun maddesi etik değildir. Özellikle ceza ve ekonomi ile ilgili yasalar etik dışıdır. Birincisi insanın düşüncesine, ikincisi emeğine asgari saygıyı göstermez. Aslında yasa, etik olmayan eylemleri ahlakilik kazandırmak için uydurulmuş bir yöntemdir. Utanılacak eylemi dinler kutsal kitaplarına alarak Tanrı adına, siyaset, yasalara ekleyerek devlet adına yapılan eyleme dönüştürür.
Yüzlerce kişinin çalıştığı bir işyerinde toplumun onaylamadığı, yasaların suç saydığı eylemlerin genel nüfusa eşit oranda görülmesi olağan sayılabilir. Fakat aynı şey, bir işyerinde değil de “değer”, “ahlak”, “dava”, “din” gibi topluluk kültürünün biraraya getirdiği ve ülkeyi yöneten bir partinin yönetiminde görülürse olağan karşılanmaz. Fakat bu normal topluluk yargısı, ahlaka aykırı eylemlere “Sıfır tolerans” iddiasındaki islamcı topluluklarda (parti, dernek, vakıf, tarikat, cemaat vb.) pek işlemez. Daha da beteri teşvik edici bir olağanlıkla karşılanır.
16.04.2021
03.04.2021
Merkez Bankasında kaybolan 128 milyar doların yanında sözü edilecek meblağ olmasa da 404 milyon dolar az para değil. 404 milyon dolar, dezavantajlı çocukların Bilgi ve İletişim Teknolojilerine erişimini sağlamak amacıyla Eğitim Bakanlığının Dünya Bankasından kullandığı kredi miktarı. Birkaç gün önce (22 Mart 2021) tümü serbest bırakılan 160 milyon dolarlık kredi ile birlikte Türkiye’nin aynı amaçla sadece Dünya Bankasından kullandığı kredinin toplamı 564 milyon dolar olacak. Türkçesi 4 milyar 500 milyon lira…
... Meksika; öğretmenler sağlık çalışanlarıyla birlikte aşılandı. Türkiye; Eğitim Bakanı, öğretmenlerin aşılanması sürecini başlatıyormuş gibi yaparak Çorum’un bir köyünde öğretmenlerin arasına sızarak “Köy öğretmeni” kontenjanından kendini aşılattı. Öğretmenler ve eğitim çalışanları ise bakanlarının aşısıyla virüsten korunacak! Eğitim çalışanlarının aşılanması için mücadele etmeyen Selçuk, 59 yaşında ve köy öğretmeni değil; sırasını beklemeyip birinci partinin son aşısını kendine ayırması etik mi, değil mi siz karar verin!
03.04.2021
19.03.2021
İstifa, istifa edenin tasarrufunda olan bir eylemdir. Eğer söz konusu olan bir tepki istifası ise cesaret ve insanın kendine karşı özgür olması gerekir. Nedeni ne olursa olsun (Kusurlu da olsa) kişi biri zorlamadan, kendi iradesiyle ve tabi ki zamanında istifa ederse cesareti onurla ödüllendirilir. Sıradan, basit bir görevi icra ederken mesela, çocuklara kalem dağıtırken bile cümlesine “... himayesinde” diye başlayan biri, bir başkasının himayesindedir demektir. Bu durumda irade, cesaret ve özgürlük dolayısıyla istifa söz konusu olamaz. O nedenle benim için eğitim, sağlık ya da tarım bakanı yok hükmündedir. Bunları politik eylemlerin sorumlusu sayıp istifalarını veya azillerini isteyemeyiz. Yanlış politikasından dolayı istifasını istediğiniz kişinin politikanın sorumlusu olması lazım. Türkiye’de ondan bir kişi var, iki kişi değil...
Diken bir bitki değil, bazı bitkilerin meyvelerini veya tohumlarını korunmak için geliştirdiği bariyerdir. Limonun iyisine ulaşmak istersen onluk çivi gibi dikenlerini aşmak zorundasın. Diken gülde de vardır. Dikenli gülün kokusu dikensizlerden daha etkileyicidir. Narın iyisi dikenli olandır. Dikenli olmasa iğde öyle güzel kokmazdı. Şevketibostan bile dikenlidir. "Gülü seven dikenine katlanır." atasözü, güzelliği koruyanın diken olduğunu anlatır.
12.03.2021
12.03.2021
Sınav sınavdan fazlasıdır: Hâlâ seçme, eleme; kişinin ekonomik, sosyal ve siyasal durumuna göre hiyerarşideki yerini belirleme işlevini yerine getiriyor olsa da sınavlar, esas olarak sistemin bu ayrıştırmayı başarıp başaramadığını, kaçak verip vermediğini test eder. Sınavı kabullendiğiniz noktada toplumdaki yerinizi, ekonomiden alacağınız payı da kabullenmiş olursunuz. İktidar, hayattaki yerinizi belirler; o, önünüzü açacak koşulları sağlamakla yükümlü değildir artık!
Pandemi önlemlerinin ekonomiye etkisi ekonomik büyüklüğünüz boyutunda olur. Fakat sosyal sonuçları, yaş gruplarına göre farklılık gösterse de üç aşağı beş yukarı her yaş grubunda aynı olur. Okul üzerinden düşünürsek; kapanmanın öğrenme kaybına yol açtığı, çocukların kendileri için amaç belirleyemediği ya da amaçlarından uzaklaştığı, arkadaş gruplarıyla iletişimlerinin koptuğu, okulla bağının zayıfladığı, kapanmaya bağlı olarak aile içi gerilimlerin ve ruh sağlığı sorunlarının başgösterdiği her ülkede dile getirilen sorun olmaya başladı. Dar alanda kapalı yaşamanın “aşk”a etkisinden bahsetmiyoruz
12.03.2021
19.02.2021
İslâm düşünürlerinden biri olarak ortaya çıkan Gazâlî, İslâm'ın aklın argümanlarıyla başedemeyeceğini, sorusuna yanıt geliştiremeyeceğini anlayan; bilim ve felsefeden güç alan akıl karşısına askeri ve idari güçle çıkmak gerektiğini idrak eden ilk kişidir.
Nagehan Alçı, yazısına, Erdoğan'ın matematiksel doğruları bile çarpıtan medya işçilerinden biri nasıl olur da iktidar politikasını eleştirebilir; üstelik bunu, bizimle aynı şeyi düşünerek, düşünüyor olsa bile yazarak nasıl yapabilir dedirtecek doğru bir başlıkla başlıyor. "Okulları kapalı tutarak bir nesli mahvetmek üzereyiz" başlığı altında son derece yerinde tespitlerde de bulunuyor. Fakat yazar, bir noktaya geldiğinde iktidarla ilişkilendirmediği halde yazının iktidar kanadında alınganlığa yol açabileceğinin farkına varıyor ve ...
14.02.2021
16.01.2021
Rusya’da Putin üniversitesi yok; ama Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’da Kral Faysal Üniversitesi var! Papa III. İnnocentius ve ardılları Paris’te kurduğu üniversiteye kendi adını vermemiş. Bilim, tarih ve hukuk kitapları yazmış, bilim insanı olarak anılan ve onuruna adı 1935’te Ay’daki bir kratere verilen Kastilya kralı X. Alfonso da kurduğu üniversiteye kurulduğu kasabanın (Salamanca Üniversitesi -1255-) adını vermiş. Görülüyor üniversitenin ömrünü ve rolünü belirlemede isimlendirme bile son derece önemlidir.
Camileri açık tutarken okulların kapalı tutulması insanın aklına bu soruyu getiriyor: Okullar tasarruf olsun diye mi kapalı?
10.01.2021
10.01.2021
“Komünistler, toplumun eğitime müdahalesini icat etmediler; ama bu müdahalenin karakterini değiştirmeye ve eğitimi egemen sınıfın etkisinden kurtarmaya çalışıyorlar.” (Komünist Manifesto)
2019 TIMSS testine 55 ülke 4. sınıfla katılırken Türkiye, Norveç ve Güney Afrika 5. sınıflarla katıldı. Türkiye, okula başlama yaşını düşürdüğü 4+4+4 olarak bilinen yasa değişikliğini gerekçe göstererek bizim 5. sınıfımızın diğer katılımcı ülkelerin 4. sınıfına denk düştüğünü bildirdi.
25.12.2020
18.12.2020
Eğitim Sen yönetimini devralan Demokratik Emek Platformunun sendikanın amaç ve örgütsel yapısına müdahaleyi öngören manifestosunu eleştirdiğimiz yazıya beklediğimiz tepkiler geldi: Kamu sendikalarında, sol siyasi grup ve partilerde tanık olduğumuz ve laikçi, Kemalist, Kürtçü, yurtsever, ulusalcı, devrimci gibi indirgenmiş ifadelerle adlandırılan gruplar arası dayanışma ve çatışmaların ideolojik arka planına dikkat çekmiş olmamızı olumlu bulanlar çoğunluktaydı. Tespitleri doğru bulmakla birlikte, yönetime gelen grubun etkilendiği düşünce sisteminin yeterli politik bilince sahip olmayan üyelerin kaçışına yol açacağı kaygısını taşıyanlar da az değildi. Yazının sendikal tartışmayı başka mecralara çekerek sendikayı hedef haline getirdiğini, hatta bazı yerlere ihbar ettiğini, BirGün'ün ve benim olası bir operasyonun parçası olduğumuzu beyan edenler de oldu. Bu da beklendik bir tepkiydi, o nedenle ağır bir itham gibi gelmedi.
Özellikle belirtmek isterim ki bu yazı, herhangi bir guruba yakınlık ve uzaklıktan ortaya çıkmadı. Temenni etmediğim, belki de hiç gerçekleşmeyecek bir kaygıyı dile getirmek istedim. Tartışmaya açtığımız metin, bir siyasi hareketin kendisi için belirlediği strateji belgesi olarak kalsa kimsenin kaygılanmasına gerek yoktu. Toplumsal yapıyı analiz ediş biçimine göre mücadele stratejisi belirleme herkesin hakkıdır. Fakat kapitalizmle, emperyalizmle, faşizmle mücadelenin evrensel yol ve kuralları yerine yerel bir problemi çözmek için geliştirilen bir strateji belgesini, önceliği üyelerinin ekonomik ve mesleki; ülkenin laikleşmesi ve demokratikleşmesi olan Eğitim Sen’in politika belgesine dönüştürmeye de kimsenin hakkı yoktur. Umarım, Eğitim Sen üyelerinin arzu etmediği bir değişime zorlanmaz.
11.12.2020
05.12.2020
Herhangi bir doğa olayından, doğa olaylarının risklerinden ve alınacak önlemlerden söz ettiğinizde, Tanrı'nın günahkârları cezalandırma usulüne, doğal olarak Tanrı'ya karşı çıkmış oluyorsunuz. İslam’da deprem doğa olaylarından biri değil. Tanrı, kitabı Kuran'da (Zilzâl zelzele suresi) depremi, ...
Deprem anında uyulması gereken kurallar kadar yapılmaması gereken hareketleri bilmek de önemli. Bu bilgileri uygulamalı olarak edineceğimiz en önemli yer ise okuldur. Tabi çocukları depreme hazırlayabilmesi için önce okulun depreme hazırlanması gerekiyor. Okullar depreme hazır mı, değil mi; zayıf yapılar güçlendirilerek güvenli hale getirilebilir mi... Bunlar uzmanlarının bileceği işler ama bildiğimiz bir şey var ki okul çok katlı olmaz.
13.11.2020
06.11.2020
Bakan, özür dileyip müdahale edeceğini söyleme yerine, işin kolayına kaçıp belediye başkanının iddiasına "mesnetsiz" diyor. Eğitimin Ziya Hoca'sı, hizmet puanı, eş durumu gibi geçerli mazereti olan binlerce öğretmenin atamasını yapmazken hiçbir mazereti olmayanları kendilerinin belirlediği yerlerde görevlendirerek "Birlikte başaracağız" sloganıyla yol arkadaşım dediği öğretmenler arasında huzursuzluğa yol açan, iş barışının bozan; devlete, hukuka ve yasalara güveni sarsan kişi oluyor.
Bizce Erdoğan hiçbir konuda başarısız değil, eğitim de hiç değil. 18 yıl boyunca elinden geleni yaptı; müfredatı değiştirdi, bilimi ders konuları arasından çıkardı, din okulları açtı, tarikatları okullara saldı... Bunca altyapı, maddi yatırım ümit ettiği, beklediği gençliği vermediyse problem kendinde değil, zihniyette olmalı. Tabii bu onun açısından kabullenilmesi kolay gerçeklerden değil.
30.10.2020
30.10.2020
Yoksuluyla zenginiyle herkes çocuğunun, istihdam alanı olarak gördüğü, ekonomik karşılığı olan STEM eğitimi almasını istiyor. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematiğin kısaltması olan STEM, iktisadi büyümenin şartı olarak görülüyor. İnsan ya da toplum nasıl düşünür, nasıl davranır, kararlarını neye göre verir; düşünürken veya bir eylemde bulunurken, karar verirken hangi bilgi ve becerileri kullanması gerektiği ile ilgilenen yok.
Öğretmenler, sosyal ve entelektüel bakımdan en güçlü oldukları bir anda, 12 Eylül Faşizmi'yle saha dışına itildikleri 1980'den bu yana ilk kez toplumsal bir vakıa (Covid-19 pandemisi) ortamında varlığı ve yokluğu toplumu ilgilendiren, toplumun onlarla diyalog geliştirme ihtiyacı duyduğu kişiler olma şansını yakaladı. Gün itibariyle, günün herhangi bir saatinde eğitim bakanlığının yanıtlamadığı sorusuna yanıt, iktidarın neden olduğu soruna çare arayan onlarca öğrenci ve bir o kadar ebeveynin telefonunda kayıtlı olan güvenilir kişilerden biridir artık öğretmen.
30.10.2020
04.10.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
21.09.2020
Okulların kapatılmasından karlı çıkan devletten ziyade özel okul işletmecileri oldu: Vergi yükümlülükleri, SGK primlerini ve kredi borçlarının ertelenip çalışanlarına üç aylık maaş desteğine ek olarak öğretim yılı başında öğrenci velilerinden peşin aldıkları yıllık öğrenim ücretinin içindeki elektrik, su, doğalgaz, personel maaşı, yemek, servis gibi belli başlı giderler 11 Mart'ta okulların kapanmasıyla birlikte özel okulların maliyet listeden çıktı. Fakat özel okul işletmecileri, öğrenci başına aldıkları yıllık ücretin cari gider karşılığı kısmını velilere iade etmeye yanaşmıyor.
Bizim için ölümü göze alanlar elbette saygımızdan fazlasını hak ediyor. Ne var ki amaçları uğruna ölümü göze alan insanları yüceltirken bunu göze almayan/alamayanları yerebilir miyiz, buna hakkımız var mı? (Barış Bildirisi imzacısı olduğu için KHK ile üniversitelerinden atılanlar arasında, bildiriyi imzalamayıp üniversitede kalanlara tavır koyanlar olmuştu. Onlar, üniversitede kalıp bilim yapmaya devam eden arkadaşlarına haksızlık etmiş sayılmaz mı?) Ayrıca ölüm eyleme ayrı bir değer katıyorsa, yanlış bulduğumuz amaçlar uğruna hayatını hiçe sayanlar da aynı saygıyı hak etmiş olmaz mı?
27.05.2020
01.05.2020
Eleştirel eğitimin veya eleştirel pedagojinin kuramsal kavramlarına doğru bir yolculuk yapsak son durağımız hiç kuşkusuz aklın özgürleşmesinin ifadesi olan “Tabula rasa” metaforu olurdu. Metafor, aklı tutsak edenlerde hâlâ kuyruk acısı olarak duruyor. Peki, nasıl oluyor da uğraşı aklın özgürleşmesi olan eleştirel eğitimciler, akıl gardiyanlarına yönelik eleştirilerini aynı dil ve mantıkla yapabiliyor?
Eğitimin Wi-Fi’ye bağlanmasının sonuçları hiç de hayra alamet olmayacak. Aklıma gelen bazı hasarlarını şöyle sıralayabiliriz: Bilginin dijitalleştikçe sahteleşmesi, sahte bilginin gerçeğin yerine kullanılması, Sanal ortamın kullanımına izin vermediği yetenek ve becerilerin körelmesi, Pedagojik içerik üretiminin sekteye uğratması, Okulun anlam yitimine yol açması, Sosyal izolasyonu yaşam tarzına dönüştüren bireyin büyük topluluklara katılım arzusunu yitirmesi, Küçük topluluk (aile) muhafazakârlığının yükselişi…
24.04.2020
17.04.2020
Mike Hughes (1956), 22 Şubat 2020 günü Kaliforniya’da, uzaya fırlatıldıktan kısa süre sonra el yapımı buharlı roketinin infilak etmesi sonucu düştüğü yerde hayatını kaybetti. Mike Hughes, eğitim almış biriydi; Dünya'nın düz olduğu teorisini kanıtlamak için roket yapabilecek düzeyde teknik bilgiye sahipti. Fakat...
Eğitim bakanları sanayi sitelerine verdikleri sözü tutacağım derken çocuklara basit, hem de çok basit yaşamsal becerileri kazandırmayı unuttu. İşte, gördüğünüz gibi virüslere kapılmamanın ve yayılmasını önlemenin tıbbi bilgi gerektirmeyen yollarını televizyonlar öğretmeye çalışıyor.
11.04.2020
11.04.2020
Bizim henüz eğitimin konusu yapamadığımız afetlerle baş etme becerilerinin ayrı bir dersin konusu olması gerektiğini düşünen eğitimbilimci ve politikacılar var. Afet eğitimini bir an önce biz de gündemimize almalıyız. Konusu ağırlıkla insani krizler olan bir derse Japonya’dan daha fazla gereksinimimiz olduğu açık. Çok şükür, burnumuzu sokmadığımız savaş kalmadı; ülkemiz boydan boya fosil yakıt borularıyla döşeli, yakında bir de nükleer santralimiz olacak! Eh, bir de olmadık yerde kriz yaratan iktidarımız varken başlı başına bir afet üniversite bile gerekebilir bize!
“Barış eğitimi”, pedagojinin kavramlarından biridir. “Savaş eğitimi”ni ise askeri bir kavram olarak bilir, okulun barış, kışlanın savaş eğitiminin verildiği yerler olarak düşünürüz. Barışı pratikte görmeyiz fakat teorik dayanağı güçlüdür; ne yazık ki fikri dayanaktan yoksun sandığımız savaş, hayatımızın her noktasını kontrol eder! Sizce barış ve savaş ideolojisinin metaforu olarak kullandığımız bu iki eğitim kurumundan hangisi daha başarılı; okul mu, kışla mı?
13.03.2020
06.03.2020
Fransa; Cezayir, Hırvatistan, İspanya, İtalya, Fas, Portekiz, Sırbistan, Tunus ve Türkiye ile 1973-1986 yılları arasında imzaladığı ve 1977’den bu yana Avrupa Birliği Direktifi çerçevesinde uygulanan Anadil ve Kültür Eğitimi (ELCO) anlaşmasından çekiliyor.
Davranışçılık olarak adlandırılan eğitim modeli modernizmle, bilimle (pozitivizmle) ilişkisini reddetmiyor. Fakat yapılandırmacılığın hangi toplumsal kuramla bağdaştırıldığı sır gibi saklanıyor. Neoliberalizm ve dinlerle teması neden gizleniyor ki! Başta eğitim bakanı olmak üzere modeli Türkiye ile tanıştıranlar, masum ve aldatıcı kavramların arkasına gizlenmeden dayandıkları ekonomik ve sosyal yapıyı açıkça söylemelidirler. Ki biz de başlıktaki soruya kesin ve doğru bir yanıt verebilelim.
21.02.2020
14.02.2020
Eğitim bilimci Bakanınızın "Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa", "Üniversite öğrenci sayısı çoksa o ülkede sorun vardır." dediğine, demiş olabileceğine inanmadınız değil mi? Ben kuşku duymadım; onun, oval masanın başında oturan başkanının "Efendim 'işsizlik var', olabilir. Her üniversite mezunu iş sahibi olacak diye bir şey yok" hadisini bilimsel yoldan tashih etme çabasına girdiğinden eminim. Eminim ki Bakanlar Kurulunda “bilim insanı” olarak bulunmanın fazla elitik olduğunu, avamlaşıp sıradan biri gibi gözükmenin politik hayellerine erişimi kolaylaştıracağını da düşünmüştür.
Ortaya çıkan her bilgi, çıktığı andan itibaren nasıl öğrenilebileceğinin yöntemlerini de geliştirir. Teknoloji zamanla yeni tekniklerin (taktik) geliştirilmesine olanak sunar fakat yöntem (strateji), bilgi değişmeden pek değişmez. Elde güvenilir hiçbir veri yokken anlamsız yöntemler uygulamanın anlamı yok. Oynayarak oyun öğrenilir, her bilgiyi oyunla öğretmeye kalkışmanın bilgiyi oyuncağa çevirme riski vardır. Bilgisayar kullanmayı oyunla öğrenenler (birçok konuda daha pratik olmalarına rağmen) için bilgisayarın oyuncak olarak kalması gibi...
11.02.2020
07.02.2020
"İnsan", canlı türlerinden birinin adı olmanın ötesinde değer ifade eden bir kavram. "O bir insan" dediğimizde iki ayağı üzerinde yürüyen düşünen bir varlığı işaret etmiş olmayız, hemcinslerin yargısına tabi davranışlardan, eyleme dönüşmüş kültürden söz etmiş oluruz. "İnsan" kavramı, karşılıksız dayanışma, sevgi ve düzenleyici olarak ahlakın karşılığıdır. Bu değerlerden birinin eksikliği durumda insan, sadece bir nesneyi ifade eder. Kavram "insan"ın karşılığı olmayan insana "İnsanlıktan çıkmış" deriz.
Finlandiya, Lüksemburg, Norveç, isviçre ve İsveç'te özel okul oran yüzde 3 civarında. Bu ülkelerde özel sektör sadece zorunlu olmayan (Meslek eğitimi, yüksekokul ve üniversite) eğitim kademelerinde görülür. Kilise destekli, azınlık ve diğer ülke okullarıyla yüzde 10'u bulan Fransa, Almanya, Hollanda gibi ülkelerde ise özel okullar sıkı bir denetime tabidir. Bize eğitiminizi şirketleştirmeyi telkin eden Avrupa ülkelerinde özel okul ücretleri devletin öğrenci başına yıllık harcamasının altındadır.
01.02.2020
24.01.2020
 1  ...