Kitaplar





(Ortak kitap)



Anasayfa

Taksir, “bir davranışın, suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.” diyor kanun. Bu tür durumlarda kanunun uygulamasından biliyoruz ki elektrikçi, voltajı kaldıramayacak malzeme kullanmanın yangına neden olacağını bilemez; işletmeci, boş yangın tüpünün yangına davetiye çıkarmak olduğunu öngöremez, acil durumda müdahale edecek personel bulundurmamanın olası sonuçlarını tahmin edemez; devlet, denetlemediği işletmenin maliyet gerektiren yatırımlardan kaçınacağını bilmez… Öyleyse bu “taksir yoluyla işlenmiş bir suçtur” ceza verilemez!
02.12.2016
Devletin, suç saydığı fiillere karşı ceza olarak ekonomik yaptırım uygulamaya yönelmesini "asmayalım da besleyelim mi"nin liberalcesi olarak yorumlayabiliriz. Bir neden de cezaevlerinde yer bulunamadığı için cezaların paraya çevrilmesi olabilir. Nasıl düşünüyorlar bilinmez, fakat anladığım kadarıyla mali yaptırımın, dayanışma ruhunu yitirmiş toplumun iktisadi düşünen bireyine daha ağır bir ceza olduğu keşfedilmiş.
25.11.2016
Türk Tabipler Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği gibi öğretmenlerin de “kamu kurumu niteliğinde” meslek odaları ve birliği olmalıdır. Her biri yüz bin civarındaki tabip ve avukatların meslek birliği var da bir milyonluk öğretmen kitlesinin neden bir meslek örgütü olmasın?
25.11.2016
dinler, toplum üzerinde mutlak egemen oldukları (feodal) dönemlerde kadın ile erkeğin üretim sürecine birlikte katılmasına itiraz etmemiş: Örneğin ekin biçerken erkek, ne yengesine ne baldızına ne de imeceye katılan komşusunun karısına “siz öbür dönekten başlayın” dememiş; erkekle kadın birlikte orak sallamış, odunu birlikte taşımış… Ama aynı inançlar, sıra üretilenin tüketimine geldiğinde kadının sofradaki yerini ayırmış. Nazım’ın deyimiyle kadının sofradaki yeri öküzden sonra gelir olmuş.
25.11.2016
İnsanlar, herhangi bir öğreti hakkında genellikle o -inancı, dini, ideolojiyi- temsil eden kişiye veya örgütlü yapısına bakarak bilgi sahibi olur. İslam dinini anlama konusunda benim favorim Cübbeli Ahmet Hoca; vaizlerinde mutlaka kaynaklara başvurması, en önemlisi de diğerleri gibi dinleyeni germemesi tercihimi Cübbeli’den yana yapmama neden oluyor. https://www.youtube.com/watch?v=XEEdCjbq3Pc
11.11.2016
Kız ve erkek çocukların, kadının ve erkeğin mekânını ayırma cinsiyet ayrımcılığıdır ve bu dinlere ait bir görüştür. Fakat dinler, toplum üzerinde mutlak egemen oldukları (feodal) dönemlerde kadın ile erkeğin üretim sürecine birlikte katılmasına itiraz etmemiş: Örneğin ekin biçerken erkek, ne yengesine ne baldızına ne de imeceye katılan komşusunun karısına “siz öbür dönekten başlayın” dememiş; erkekle kadın birlikte orak sallamış, odunu birlikte taşımış… Ama aynı inançlar, sıra üretilenin tüketimine geldiğinde kadının sofradaki yerini ayırmış. Nazım’ın deyimiyle kadının sofradaki yeri öküzden sonra gelir olmuş.
04.11.2016
Derken Cübbeli Ahmet, görüşlerini “akıl süzgecinden geçirmiş, işi akla dayandırmış” olmalarından hareketle Farabi ile İbn-i Sina’yı kâfir ilan etti. Cübbeli, sadece adını zikrettiği bilim insanlarını değil, aklını kullanan herkesi kâfir sayıyor (Bu durumda Türkiye çok az kâfirin yaşadığı bir ülke olmuş oluyor!). Adam yorum yapmıyor, açıklaması Kuran’a dayanıyor. Ne istediğini bilen bunlara ve Eğitim Bakanlığına güveniyorum; bu yeni fetva doğrultusunda ya yeni ilmi referanslar arayacaklar (bulabilirlerse tabi) ya da ilim de deseler bilimi okullardan kovacaklar.
28.10.2016
Okul binası yapmaya gitseniz tuhaf kaçmaz; iş makinanızı götürür, kumu çakılı oralardan temin eder inşaata başlarsınız. Fakat söz konusu olan eğitim, yani okulun içini doldurmak. Bu noktada bir dakika düşünmeniz gerek; Eğitimin temel ham maddesi bilgiye sahip misiniz; değilseniz nereden temin edeceksiniz.
21.10.2016
Rotasyon, norm kadro düzenlemesiyle ilişkili olmayıp istek dışı ve tek taraflı olarak kitlesel yer değiştirme demektir. Rotasyon, halkla kuracağı sosyal ilişkinin güvenlik zafiyetine yol açacağı varsayımından hareketle genellikle ordu ve polis teşkilatında başvurulan bir yöntemdir. Eğitim kurumları güvenlikçi bir anlayışla ele alınamaz. Aksi halde asli görevi sosyalleşme/sosyalleştirme olan okullar karakola döner.
17.10.2016
AKP, toplumun başarı beklentisini sembolik modellerle karşılıyor. Top atsan durmadan yuvarlanacak düzlüğe (Ankara – Eskişehir, Ankara – Konya) az bir maliyetle inşa edilmiş 200 Km’lik hızlı tren hattını Erzurumlunun kendine gelmiş hizmet olduğunu düşündüğü bir ülkede yaşıyoruz. Sanırım AKP eğitimdeki çürümeyi birkaç başarılı okulla gizleyebileceğini yeni akıl etti.
07.10.2016
Senatör, toplumun geleceğini garantiye alacak, herkesin güven içinde yaşamasını sağlayacak hukuk sisteminin yara almasını engelleme derdindedir. Genç avukat, hukukun, toplumun hazzını tatmin etmek, öfkesini yatıştırmak olmadığını, hukuka duyulan güvenin, toplumsal birliği sağlamadaki önemini yargılama sürecinde anlar ve savunmasını ona göre yapar.
07.10.2016
Türkiye çok ciddi ahlaki ve etik kriz içinde; iktisadi düşünme, maddi olmayan bu krizi sorun olarak görmemizi engelliediği gibi ilkesiz, ikiyüzlü, yalancı, hasit velhasılı insana dair tüm olumsuz niteliklerin meziyet kabul edilip sonraki nesillere aktarılmasını teşvik ediyor. Bence öğretmenler, bu gidişe bir el atmalı; yeniden, tarihte bilinen ilk öğretmenler gibi erdemini kaybetmiş şu topluma sevgi, kardeşlik, adalet, eşitlik duygusu kazandırmaya odaklanmalıdır.
26.09.2016
Öğretmenler halkla bozulmuş olan ilişkisini onarmak zorunda. İktidarla ilişkisinin bozulması öğretmenin entelektüel bir şahsiyet olduğunu gösterir, halkla bozuşması ise onu bitirir.
26.09.2016
Katar sermayeli bir okul markası ile başlayan frençayzing furyası dershanecilikten dönme okul markalarıyla devam ediyor. Eğitimin niteliğine katkısı olmayan, vatandaşı büyüleyen uyduruk başarı hikayelerini satan bu şirketler, Anadolu’da yaşam mücadelesi veren küçük okulları kendi adını kullanmaya zorluyor.
05.09.2016
Eğitimin laikleşmesine katkı sunmak isteyen kurum, kuruluş, kişi modern eğitimle dini birlikte düşünemez. Dozu ne olursa olsun, eleştirel yurttaş yetiştirmeyi amaç edinen eğitim politikası okulda din eğitimini savunamaz. Bu konuda politik kaygısı olan, kendine politik gerekçe bulabilir. Ancak fikrine ihtiyaç duyduğu entelektüelden reel duruma politika üretmesi istenmemeli.
05.09.2016
Bence bu olayda sorgulanması gereken şey, bilim ünvanı verilmiş birinin benim uzmanlık alanımla ilgili değil demeden bir inşaat işçisi gibi ‘abi her işi yaparım’ diyerek gidip o kürsüye oturmasıdır.
05.09.2016
http://www.birgun.net/haber-detay/igrencsiniz-be-122975.html
12.08.2016
Bu kişilerin, bu gün, bir zamanlar cibilliyetsiz bulduğu bizimle aynı noktaya geldiğini düşünmeyin; herhangi bir ahlaki, etik, hukuki değerleri yok bunların. Demokrasi mücadelenizin ortağı yapmayın, ağzınızı açın ve ne denli iğrenç olduklarını söyleyin. Şöyle deyin; İğrençsiniz be…
12.08.2016
Neden sorusunun basit ve anlaşılır yanıtı, her ikisinin de okulu kışla olarak görmesi ve kullanmasıydı. Bu ikili; Gülen ve Erdoğan, din eğitiminin nerede yürütüleceği meselesi yüzünden kavgaya tutuştu.
01.08.2016
15 Temmuz Darbe Girişimi başarıya ulaşmış olsaydı sol açısından değişen birşey olmayacaktı. Askeri yetki kullanan OHAL valisi ile sıkıyönetim komutanı arasında küçük ayrıntılar dışında pek bir fark olmadığını benim kuşağım bilir.
01.08.2016
İran asıllı ABD vatandaşı İslam alimi Hamid Dabashi bir söyleşisinde “hiçbir İslami kurum tek başına Müslümanın kim olduğuna karar verme hakkına sahip değildir” diyor. Kurumdan kasıt nedir bilmiyoruz; anayasasında İslam olduğu belirtilen devlet mi yoksa Müslüman ülkelerin fetva makamları mıdır belli değil.
18.07.2016
Yeterlilikler Uluslararası Değerlendirmesi sonucundaki durumumuzun eğitimin dinselleşmesi ile doğrudan ilgili olduğunu söylemeye gerek yok. Hükümetin bu anket sonucuna bakarak kendine çekidüzen vereceğini de düşünmeyelim. Onlar, inanç ve ibatet esaslarının test edilmemiş olmasını araştırmanın eksiği olarak görecek ve kendi mantıkları içinde bu sonucu başarı sayacaklar. Bana göre OECD Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor!
08.07.2016
25.06.2016
25.06.2016
25.06.2016
25.06.2016
25.06.2016
Erdoğan’ın öğrencilerle buluşması devam edeceğe benziyor. 19 Mayıs vesilesiyle yapılan gençlik buluşmaları, hiç kuşkunuz olmasın bayrak töreni gibi okul ölçekli toplantılarla devam edecek. Çünkü öğrenciler, sağ siyasetçiler için seçmen tutumunu gözetmek durumunda olan muhtarlardan daha güvenilir ve daha kalıcı kaynak. Bu dünyadan umudunu kesmiş, kutsal bir neden uğruna ölümün üzerine yürümeye hazır genç kitle diktatörlüklerin en güçlü teminatıdır: Öl dediğin yerde ölür, öldür dediğini öldürür. AKP, bu tip bir gençlik üretmek üzere Türkiye eğitim sistemindeki örgütlenmesini tamamladı. Mevcut konumunu aşmaya çalışan, kamusal amaçlar etrafında ortaklıklar kurmak üzere yeni fikirlere açılan birey olarak çıkan öğrenci bu sistemin kaçağı sayılmalı.
26.05.2016
Çoğu eğitim kurumlarında olmak üzere çocuklara yönelik taciz ve tecavüz olaylarının dört aylık bilançosu aşağıdadır. Haber tarihine göre sıralanmış listenin sadece kamuoyuna yansıyanları kapsadığı, aynı olaydaki mağdur sayısının gittikçe sınıf sayısına eşitlendiği ve tedbir alması beklenen yetkililerin suçlulara arka çıktığı düşünüldüğünde toplu taciz/tecavüz riskiyle karşı karşıya olduğumuz söylenebilir.
16.05.2016
Öncelikle tüm demokratların ekonomik sosyal ve siyasal alanın üç temel ilkesinde ortaklaşması gerekiyor: Ekonomik hedefin adil bölüşüm, siyasi hedefin demokratik bir ortam, sosyal hedefin laik bir toplum yapısı vaat etmesi şart. Elbette toplumun çözüm bekleyen oldukça yüklü sorunu var; ancak, her sorunun çözümünün bu üç başlıktaki uzlaşmada yattığını kabullenip herkesin kendi mikro sorunlarının çözümünün buna bağlı olduğunu kabullenmesi gerekiyor.
06.05.2016
Size laikliğin tanımını yapamam, ama bildiğim kadarıyla tarifini yapabilirim. Laikliğin tanımını yapamam, çünkü laiklik tanımlanabilecek bir kavram değil. “Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama” anlamındaki tanım, bir kavram olan laiklik için geçerli değil. İnsanın kendisiyle, ailesiyle, diğer insan ve topluluklarla, devletle, bir bütün olarak doğayla (ayrıca hayvan, bitki, toprak, su vs. ile), evrenle ilişkisini düzenleyen laiklik kavramı için her tanım eksik kalır. Oysa TDK’nin “tanım” tanımına göre tanım “eksiksiz” olmalı.
29.04.2016
Milli Eğitim Bakanlığı, bir süre önce öğretmen adaylarına adaylık süresince okuyacakları kitap listesi hazırladı. İsterseniz önce listeye bir göz atalım: Ivan Illich (Okulsuz Toplum), Nurettin Topçu (Türkiye’nin Maarif Davası), Immanuel Kant (Eğitim Üzerine), İsmail Kara- Ali Birinci (Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleri), J. J. Rousseau (Êmile), Sezai Karakoç (Hızırla Kırk Saat), Paulo Freire (Ezilenlerin Pedagojisi), Peyami Safa (Eğitim – Gençlik – Üniversite), Rasim Özdenören (Kafa Karıştıran Kelimeler), Paul Feyerabend (Özgür Bir Toplumda Bilim).
22.04.2016
Kadınların dahil olduğu halkoyununa 'halt oyunu' diyen “öğretmen” vesile olmuş olsun, öğretmenliğin ne olup olmadığına bir kez daha bakalım. Öğretmenlik hakkında genellikle egemen tanımla ters düşmeyen, bundan ötürü de birbiriyle örtüşen herkesin bir yanıtı mevcut. Genel kabul gören öğretmen özelliklerinden biri de öğretmenin çocuğun annesi, babası, arkadaşı olması gerektiğidir. Eleştirel eğitimcilerin onaylamadığı bu yaklaşım, egemen eğitim anlayışında öğretmen sayılmanın ön koşulu gibidir.
22.04.2016
AKP’nin ağır toplarından Burhan Kuzu ile Galip Ensarioğlu’nun konuşmasını izlediyseniz, insanlık tarihi boyunca uğruna mücadele edilen adalet ve eşitliğin hâlâ kimlerin elinde olduğunu da görürdünüz. “…yasama bizde, yargı bizde, yürütme bizde, her şey bizde! Şimdi bizim AK Parti hükümetini denetleme gibi bir şeyimiz olabilir mi?” diyen Ensarioğlu tüccar; onunki sınıf tavrı. Ya, bir insanda görülebilecek en cıvık tavırla “Oğlan bizim, kız bizim niye denetleyelim” diyen Burhan Kuzu? O bir hukukçu; öğrencilerine adaletin eşit bir şekilde dağıtılmasını öğretmekle kalmamış bilgisini pratikte uygulamak üzere milletvekili olmuş anayasa profosörü! Şimdi siz, biz, hepimiz Kuzu’nun fikrine ihtiyaç duyup onu önce Anayasa Komisyonu Başkanı sonra kendine baş danışman yapmış Tayyip Erdoğan yönetiminden adalet bekliyoruz!
08.04.2016
Kör Zeynep. dört erkeğin tecavüzüne uğramış ve Ziya-Ül Hak'ın İslam hukuku tarafından recmle cezalandırılmış, eski bir kalenin zindanında infaz gününü bekleyen bir mahkum. Suçu tecavüze uğramaktır.
01.04.2016
Siyasal İslam, eğitim ve eğitim kurumlarında inşa edilen politk bir hareket. Cemaatler içinde, kaçak ya da Diyanet gibi resmi dini kurumların kurslarında daha ziade içedönük dini eğitim, modern okulların ele geçirilmesiyle ülkenin eğitim felsefesinin kaynağı oldu. Bu eğitim felsefesi, bilgi yerine ahlak vadediyordu. Yurtlar, kurslar, sayısı her geçen gün katlanan imam hatip okulları; dini derslerin mihver ders sayılması ve müfredat içeriklerinin dinselleştirilmesi kentlerin varoşlarına sığınan köylüyü şehirin tehlikelerinden koruyacaktı. Yabancısı olduğu kültür hakkındaki bilgisi, gücü yetenin güçsüzü becerdiği önyargısı ile sınırlı olan ahalinin namusu onlara teslimdi.
31.03.2016
Kaymakamın odasına ayakkabısını çıkarıp giren muhtara azalık yaptım; Cafer Emmi, her an her yerde devletle karşılaşma ihtimaline karşı cebinde, şapkasını çıkardığında terinin derisine yapıştırdığı saçlarını ayrıştırmak için arkasında Türkan Şoray resmi bulunan küçün yuvarlak bir ayna ile yarısı ince dişli bir tarak bulundururdu.
18.03.2016
Ögretmenlik yaptığım köylerin birinde, muhtarın bakkalda, köyden biri olmadığını bildiğim bir adam görürdüm. Birçok kez karşılaştığım bu adama, muhtarın hiç adıyla hitap edildiğine tanık olmadım; itibar olmayan bir tonla ona “Cebel” diye hitap ettiğini anımsıyorum. Muhtarın aşağılama ifadesi olarak kullandığı hissine kapıldığım bu hitap şeklini hiç tepki vermeden alıp kabul etmesinden, “Cebel” in adamın adı olduğunu düşünürdüm. Satılmış, nasıl ki hem de yaygın bir şekilde insanlara verilen isimse pekala cebel de insan ismi olabilirdi.
18.03.2016
Kültür ve Turizm Bakanlığının kültürümüzü korumak için desteklediği sadece beş pilav, altı aşure şenliği değil tabi. Allah var, epey bir yayınevine de destek çıkıyor. 2015 istatistiği yayımlanmadığı için size 2014 bilgilerini vereyim: Bu bakanlık 2014 yılında kütüphanelere gönderilmek üzere 1 milyon 565 bin yayın almış. Kiminden bir çeşit kiminden binbir çeşit. Haliyle ödemesi de ona göre. Alınan yayınların 360 bini süreli yayın, yani dergi. Abone olduğu 265 farklı dergiden 360 bin adet alındığına göre her birine ortalama 1350 adet abone olunmuş.
18.03.2016
Eğitim iş kolunda örgütlü yetkili sendika (!) Eğitim Bir Sen, açığa alınan müdürünün de üyesi olduğu, Kayseri Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesindeki öğretmenin öğrencisine tecavüz olayla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadı. Dün itibari ile ikinci büyük sendika olan Türk Eğitim Sen’den de ses çıkmadı. Tecavüzcü öğretmenin bir dönem üyesi olduğu Aktif Eğitim Sen de suskunluğunu koruyor. Eğitim Sen ile Eğitim İş merkez yürütme kurulları, olayı kınayan ve takipçisi olacaklarını belirten açıklamalar yaptılar.
01.03.2016
Piyasada temel amaç kişisel kârdır. Eğitim kâr amacı gütmez, bilgiyi çıkar amaçlı kullanmaz. Eğitim, bilgiyi taraf gözetmeden herkesin kullanımına sunar.
01.03.2016
• Din, farklı bilgi ve bilme biçimine kapalıdır; eğitim ise farklı bilgilerden yeni bilgiler üretir ve her şeyi bilmek ister; gerçeği ortaya çıkarmak için farklı yöntemler kullanır. • Din, bireyin özgünlüğünü öldürür; eğitim ise kendini gerçekleştirmeni, özgün, özgür ve sosyal bir varlık olmanın yollarını gösterir. • Din, tartışılmazdır; eğitim ise tartışır, eleştirir, değiştirir. • Din, senin/çocuğunun değişimini engeller; eğitim ise seni ve toplumu değiştirmeyi öngörür. • Dinde insanın standardı itaattir; bilgi ise itaat etmemeyi önerir. • Dinlerin değerleri ibadete yöneliktir; eğitimin değerleri ise hukuk, eşitlik, adalet, demokrasi gibi insani kurallardır.
12.02.2016
Madem yazarınızla birlikte siz de sanıksınız, bu gün size, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dün karar duruşması yapılan davamız hakkında bilgi vereyim: TÜRGEV, “Eğitim kavramı da kirlendi” başlıklı 14 Ağustos 2014 tarihli yazımıza karşı hakaret davası açmıştı. Başlığından da anlaşılacağı gibi söz konusu yazıda 17-25 Aralık operasyonu ve ardından düzenlenen fezlekede TÜRGEV hakkındaki iddialara yer vermiş; rüşvete aracılık ettiği ve kamu otoritesinin TÜRGEV yöneticileri tarafından kullanıldığı yönündeki iddialardan hareketle bu eğitim vakfının eğitim kavramını kirlettiğini belirtmiştim. Bu davadan ceza (ertelenen para cezası) aldım.
05.02.2016
Türkiye zaman geçirmeden bu kadar dini eğitime ihtiyacı olup olmadığını tartışmak, tez elden bir karara varmak zorunda. Kocaman bir ülke, çocuğunu, Suudi Arabistan kralının, Tayip Erdoğan’ın, onun oğlunun kızının ihtiyaç duyduğu elemanlara dönüştüremez. Bu ülke için, insanlığın geleceği için hayali olan herkes, bu gidişata müdahale etmek zorunda. Evet, er geç başımızı kaldırıp çevremize bakacağız ve dünyanın merkezinin bulunduğumuz yer olmadığını anlayacağız. Anlamazsak biri bize anlatacak. Ne yazık ki geç kaldığımızı o zaman anlayacağız.
29.01.2016
İnsanların gereksinimleri kadar tükettiği, gerektiği kadar üretimin yapıldığı haliyle hiçbir şeyin alınıp satılmadığı bir düzen düşünün. Böyle bir düzende adalet ve güvenlik sorunu olmayacak; sonra hiçbir insani ihtiyacı karşılamayan bankaları, vergi dairelerini, silah üretim tesislerini, polis ve askeri organizasyonları dağıtın. Buralarda görevli işgücünü ve maddi kaynağı eğitim, teknoloji, turizm, gıda, giyim gibi alanlara kaydırın… Ne olur biliyor musunuz; çalışma süreniz otomatik olarak yarıya iner, bir süre sonra da daha az çalışıp daha erken emekli olma olanağına kavuşursunuz (bu nasıl olacak diyenler için Bertell Ollman’ın Marksizme Sıradışı Bir Giriş kitabı ikna edici olabilir). İşte size başı sonu olmayan gerçek bir tatil. Açık söylemek gerekirse ben bundan dolayı komünist oldum; az çalışıp çok tatil vaat ettiği için…
23.01.2016
16.01.2016
16.01.2016
Galiba gittikçe daha çok içimize kapanıyoruz; birinin bir anda müdahale edip gidişatı durdurmasını bekliyoruz. Bu gün, başlı başına bir konuyu ele alıp bitiremediğime göre ben de böyle bir hâl içindeyim. Gerek yok, küçük problemleri tartışmaya devam edelim; onlar, insan olarak haysiyetimizi savunmada, iktidarla mücadelemizde bizim konvansiyonel silahlarımızdır.
15.01.2016
Sebebi ne olursa olsun, sorunu savaşla çözmeye kalkışan akılsızdır. Akılsız, önündeki problemi çözmenin başka bir yolu olabileceğini düşünemez. Çünkü bilgisine, işine, fikrine estetik katamadığı; sanat yapamadığı, doğa hakkında fikir sahibi olamadığı, evreni merak etmediği; hangi birini sayayım; en kötüsü de evrim sürecinin kazandırdığı doğal olarak sahip olduğu merakını bastırmaya yeltendiği için problemi başka nedenlerle, bağlantılarıyla birlikte ele alamaz, alternatifler üretemez.
15.01.2016
Hükümetin, daha doğrusu AKP’nin, adına “Çözüm Süreci” denen Kürt siyasetçilerle kurduğu ilişkiye son vermesi; görüşme trafiğinden çekilmekle kalmayıp eşi benzeri görülmedik şiddetle Kürt halkı üzerine yürümesi, Kürt siyasi hareketinin seküler çizgisini korumasıyla doğrudan ilgili. İŞİD, Rojova ve özellikle Kobane saldırısını, laik YPG’nin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu açıklamıştı. Aralık 2013’teki ilk saldırı ardından Halep’te yayımlanan İŞİD bildirisinde, diğer Kürtleri kardeş olarak gördükleri belirtilerek ”silahlı Kürt gruplarının Suriye’nin kuzeyinde laik bir devlet kurmasına verilmiş bir cevaptır” denilmişti.
24.12.2015
 1