Kitaplar





(Ortak kitap)



Anasayfa

Milli Eğitim Bakanının Talim ve Terbiye Kuruluna bağlı Öğretim Materyalleri Geliştirme Merkezinde görevlendirdiği 48 kişinin yarısı, geçtiğimiz Haziran’a kadar zaten orada görevliydiler. Ömer Dinçer bir sabah kalktı bir genelge yayımlayarak görevlendirme yoluyla çalışanların asıl kurumlarına dönmesi gerektiğini söyledi ve karar uygulandı. Aradan iki ay geçtikten sonra ne oldu da geri adım atıldı? Bakanın bu soruya vereceği en makul yanıt 'ihtiyaç hasıl oldu' olabilir. O zaman sorarız, 'sen nasıl Bakansın ki iki ay sonrasını göremiyorsun?' Şaşkınlık işte...
04.09.2012
Okula erken başlatılmalarının Başbakanın çocukları üzerindeki etkisini ne yazık ki test edemiyoruz. Milli Savunma Bakanı İsmet Özel, Kamer Genç'in "Başbakanın oğlu hangi hastalıktan rapor aldı?" sorusunu özel hayatın gizliliğine sığınılarak yanıtlamaktan kaçınılmasaydı belki bu konuda bir ipucu elde edebilirdik. Burak Erdoğan'ın görünürde fiziksel bir kusuru bulunmadığına göre raporu psikolojik olabilir(mi?). Eğer öyleyse, (ihtiyat payını bırakarak) okula erken başlatılması askere alınmasını engelleyecek kusurun sebeplerden biri olamaz mı? "Rapor alanları evlatlarına ihanetle" suçlaması Başbakan açısından bence de büyük talihsizlik olmuştur.
04.09.2012
Anadolu Meslek, Anadolu Teknik Liseleri ile Anadolu İmam Hatip liseleri en az rağbet gören okul grubunu oluşturuyor. Fakat ilginç olan, okul ve kontenjan artışı öğrenci talebine ters orantıda ilerliyor. SBS sonucu ile öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında 2010'dan 2012'ye toplamda yüzde 24'lük bir kontenjan artışı yaşanırken Anadolu imam hatiplerde bu oran yüzde 85.19 olmuş. (Okul, 243 iken 450'ye çıkmış.)
28.08.2012
Dikkat ettiyseniz 4+4+4 olarak kodlanan eğitim yasasının ortaya çıkardığı ve dahası eylülde görülecek problemleri sistem içinde çözmeye çalışıyoruz. Her zaman olduğu gibi sorunu ortadan kaldırma yerine ya soruna alışmaya ya da ite dalaşmadan çalıyı dolaşmayı tercih ediyoruz.
21.08.2012
CHP'lilere özellikle de Emine Ülker Tarhan'a bir önerim var: Onlar da kendilerini dinletenlerin dinlemeye takılmış kayıtlarını kamuoyu ile paylaşsınlar. Elimizde onlara ait kayıt yok ki demesinler. Arayıp bulsunlar! Mutlaka vardır, çünkü başkasını dinleyen, birbirini de dinler ve birgün onu biriyle paylaşır. Ben bile kimsenin ilgisini çekmemiş bazı haberleri birleştirerek AKP'lilere ait önemli bilgiler içeren kayıtların varlığına ikna olmuşsam, CHP neden ulaşmasın ki?
07.08.2012
Bu eğitim sistemi, öğrenciyi özne olarak görmüyor. Öğrenci merkezli olduğunu iddia etse de evirip çevirip düzenin işine yarar hale getirmek için çocukla, çocuğun hamurla oynadığı gibi oynuyor. Bir yandan devlet, çocukları/gençleri politikalarını sorgulamadan kabullenen itaatkâr vatandaşlar olsun diye okullarında ıslah ederken öte yandan sermaye, işine yarayacak işçiler olsun derdinde. Tabi öte yanda bir de çocuk üzerindeki vesayetinden vazgeçmek istemeyen aile var.
31.07.2012
Zenginler, dinin maddiyatla gerçekleşebilen ibadetine odaklanırken yoksullar dinlerinin manevi öğretilerine yöneliyorlar. Allah, her sınıfa, konumuna göre ibadet etme imkânı vermiş Zengin^ parası var, "hayır" işlerine yöne liyor. Yoksul, arzu edip de sahip olamadığı şeyler için nefsjne hakim oluyor Zengin, Tanrının karşısına hayırı, hasenetiyle çıkmaya; yoksul, haysiyetiyle çıkmaya hazırlanıyor.
24.07.2012
Kendini halkın aklından sorumlu gören her yönetici kitap okuma kampanyası başlatıyor. Sanki kitap okumayışımızın nedeni okuyacak kitap bulmada sıkıntı çekiyor olmamızmış gibi...
24.07.2012
Atina İzlenimleri
18.07.2012
Niğde Üniversitesine yapılan caminin açılış töreninde "camisiz üniversite kalmayacak" diyen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, bu sözü, ilkokuldan itibaren hızlandırılmış din eğitimi alan öğrencilerin üniversiteye geldiğinde ibadet ihtiyacının artacağını öngörerek söylemiş olmalı. Normal okullarda bilim derslerini etkisizleştiren, din dersi sayısını artıran, imam hatip okullarını yeniden açan AKP'liler de öyle düşünüyor. O halde ileride ortaya çıkacak cami ihtiyacını şimdiden karşılamak gerek.
10.07.2012
Öğretmenlik sadece bir meslek değil, aynı zamanda, öldürücü olmayan fakat tedavi de edilemeyen bir hastalıktır: Çok konuşmak, lafı gereğinden fazla uzatmak, karşısındakini öğrenci gibi eğitilmesi gereken biri olarak görmek, dinlememek bu hastalığın önemli belirtileridir. On beş yıl oldu hâlâ bu semptomlarından kurtulamadım; mesleğe ilk başladığım yılın haziran ayında yakalandığım ve hastalığın bir diğer belirtisi olan tatili okulların kapanmasıyla başlatma arzumu ise hiç atamadım üstümden (Ömer Dinçer bu kısmını tedavi etmek üzere elini attı). Diyeceğim, bir-iki gündür “tatil” ruhumu teslim almış durumda ve oldukça ağır geçiyor. Bundan dolayı haftanın yazısını toparlayamadım. Onun yerine Eleştirel Pedagoji dergisinin henüz okurlarının eline geçmemiş olan 22. sayısında yer alan sunuş yazımı aldım buraya.
03.07.2012
Bildiğiniz gibi Başbakan, KESK'in kesintili eğitim yasasını protesto etmek üzere örgütlediği 28-29 Mart'taki grevli eylemine çok sinirlenmişti. Eylemin ardından yaptığı bir konuşmasında "güya öğretmen kitlesi" olarak adlandırdığı "KESK'lilerin pedagojik ve psikolojik tedaviye ihtiyacı var" demiş ardından da "saldırıyı hak ettiler" diyerek öğretmenleri hedef göstermişti. Belli ki polis bu tedaviyi yapacak doktor olarak görevlendirilmiş. Heyet raporunu da ayarlanmış yarıçlar verir herhalde.
26.06.2012
Milli eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Tahran'da katıldığı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısında İranlılara "Eğitim bir ülkenin sorunlarının çözümünde yegane yoldur, eğer bir ülkede ekonomik geri kalmışlık söz konusuysa, gelir dağılımında bir adaletsizlik varsa bunlar eğitimle çözülür" demiş. İki cevizi iki kişiye birebir paylaştıramıyorsak, ceviz sayısını artırmak gerek diyor Bakan! Anladığım kadarıyla Dinçer önce insanları eğitecek, eğitilen insan eldeki iki cevizi dörde çıkaracak ve ancak o zaman iki kişi dört cevizi ikişer ikişer paylaşabilecek.
26.06.2012
"Öğrenci velileri, MEB’in, kendilerine ve velisi oldukları öğrencilerine çektirdiği eziyeti protesto etmek için henüz bu bakanlığın önüne gelmediler. Çocukları için her şeyi göze alan veliler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın önündeki Güven Park’ta toplanıp yüzlerini bakan katına çevirip 'Nedir çocuklarımızın elinizden çektiği?' deseler, eminim bazı sorunların çözümüne katkı sunmuş olurlar."
26.06.2012
Türkiye gündemi, partilerin salı günleri yapılan grup toplantılarında şekillendiği için ilgi alanımıza giren konulara ancak bir hafta sonra dahil olabiliyoruz. Bu durum, genellikle olayların gerisinde olup bitenlerle ilgilenen biri olarak daha salim bir değerlendirme fırsatı verse de bazen sıcağı sıcağına söylenmesi gereken sözlerimizi bayatlatmıyor değil. Zamanında araya girmeyince lafı ağzımızdan alanlar oluyor. Seçmeli Kürtçe konusunda da öyle oldu; Kadri Gürsel, Erdoğan'ın bu çıkışını Kürtlerin taleplerini gözeten amaç olmayıp, Hükümetin tartışmalı politikalarına meşruiyet arayışının aracı olduğunu pat diye söyleyiverdi.
19.06.2012
CHP, 4+4+4 yasasına itirazını laikliğe dayandırdı / ÖDP: “laiklik için mücadele zamanıdır” / Laiklik, 5. Demokratik Eğitim Kurultayının da öneml başlığı olacak /
12.06.2012
Özel okulların yeni müşterisi devlet okullarından kaçan laik orta sınıf mı olacak? Devlet okullarıyla din üzerinden rekabet şansını kaybeden cemaat okullarının yeni stratejisi ne olacak, dindar zenginler devlet okullarına döner mi?
05.06.2012
İmam hatip ortaokulları ve diğerleri
29.05.2012
Bir de refaha kariyerle ulaşacağını vadeden; işvereninin serveti azalmasın diye verilene razı, yetkili fakat etkili olmayan sendikalar vardır. Bizdekinin kamuda teşkilatlanmış olanının adı MEMUR SEN; adını, devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli (TDK) demek olan "memuldan alıyor (isabetli bir seçim).
22.05.2012
AKP’nin seçim başarılarında, çocuklar üzerinden seçmenlere (öğrenci velilerine) ulaşmanın yollarını bulmasının büyük bir payı olduğu yadsınmaz bir gerçek. Ders kitaplarının ücretsiz dağıtılması, 2007 seçim sonuçlarını etkileyen önemli faktörlerden biriydi. Başbakan Erdoğan bunu bildiği için 2011 genel seçimlerinde kısa adı FATİH olan bir projeyle çıktı seçmenlerin karşısına. Seçim konuşmalarında üzerinde en çok durduğu konu elektronik kitap vadiydi; hitap ettiği kitleyi tablet kitap vereceğini söyleyerek hareketlendirmeyi başardı. Bunlara bakarak, öğrencilere süt dağıtma projesinin önümüzdeki genel ve yerel seçimlerin kozlarından biri olarak düşünüldüğünü söyleyebiliriz.
15.05.2012
Dünyada, hükümeti olay çıkaran, halkı da hükümetten kaynaklanan sorunları çözmeye çalışan tek ülke Türkiye her halde. Öyle bir başbakanı var ki ülkenin, sağa sola sataşmadan, kavga etmeden yatağına giremiyor. Mutlaka didişecek birini buluyor. Geçen haftanın uğraşı sanatçılar, Kürtler ve sadece adı kalan Cumhuriyet sembolleriydi. Sınır komşularıyla hırlaşmanın pahalıya mal olacağını anlayınca bütün öfkesini içeriye akıttı. Böyle giderse, her biri üzerinde aylarca tartışılması gereken üç olayla haftanın kapanmış olmasını sükûtlu günlerden sayacağız.
08.05.2012
AYM sonucunu merak etmiyorum; merak ettiğim, CHP’nin esasa ilişkin itiraz başvurusunu hangi gerekçelere dayandıracağı; en çok merak ettiğim ise Kuran hıfzı (ezberleme) ve Peygamberin hayatı dersini getiren maddeleri dava konusu yapıp yapmayacağıdır.
01.05.2012
Geçenlerde, Talim Terbiyede görevli iki kişinin, sanırım bir ihbar sonucu, mal varlıklarındaki hızlı artıştan dolayı savcılığa çağırıldığını duydum. Her halde savcı, çağırılan kişilerin yetkilerini haksız kazanç, ne bileyim, belki de rüşvet almak için kullandıklarını sorguluyordu. Bu iki kişinin amirlerinin, yayınevleri adına çalıştığı kanıtlanmışken Cumhur Bakanı imzasıyla Talim Terbiyedeki kurul üyeliğine atanması; tamamlandığında 20 milyarı bulacağı söylenen FATİH ihalelerinin kanunen keyfe kedere bırakılması karşısında meblağ pek küçük geldi bana.
01.05.2012
Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubu başkanı Daniel Cohn-Bendit, danışmanı Türkiye kökenli Ali Yurttagül’den son eğitim yasasıyla ilgili bilgi istemiş. Ali Yurttagül’ün Cumartesi (28 Nisan) Cumhuriyet’te yayımlanan makalesinden anladığımıza göre Avrupa, yeni düzenlemeyi “eğitim reformu olarak değil, din eksenli muhafazakar politik bir proje” olarak algılıyormuş. İyi algılamalar…
01.05.2012
Ahmet İnsel, 28 Şubat sorgulamaları vesilesiyle sol başlıklı Salı günkü yazısında (17 Nisan, Radikal) “5 Mart 1997'de TÜSİAD, KESK, DİSK, TİSK ve TÜRK-İŞ, MGK kararlarına tam destek verdiklerini açıklamışlardı. Üç emekçi sendikasının başkanı ‘Laik ve çağdaş demokrasi tehlikede’ demeci verdiler.” diyerek KESK’in de 28 Şubat darbesini destekleyenler arasında olduğunu iddia etmişti. KESK bu konuda resmi bir açıklamada bulunmadı. Fakat İnsel, yazısına WEB’den gelen tepkilerden olsa gerek Pazar günü Radikal 2’de özür dilemeden “TESK’i yanlışlıkla KESK olarak yazmışım” diyerek geri adım atmak zorunda kaldı. Kırmızı üzerine beyaz harflerle şunu da not etmiş: “KESK, TMMOB, TTB, Diş Hekimleri Birliği ve Eczacılar Birliği 28 Şubat’a destek vermediler”. Oldukça tatmin edici gözüküyor; fakat değil. Çünkü yaptığı harflerin yerini karıştırmaktan kaynaklanan bir hata değildi. Kasıt düzeltilemez, zaten kendisi de düzeltememiş.
24.04.2012
İLKSAN üyesi öğretmenler 28 Nisan Cumartesi günü ilçe temsilcilerini seçecekler; ilçe temsilcileri Haziran'da il temsilcilerini, il temsilcileri ise ileri bir tarihte Genel Yönetim Kurulunu seçecek.
24.04.2012
Darbe araçları ordunun elinden alınıyor; bir daha darbe yapamasın diye siyasetçiler üzerinde baskı kurmalarına yarayan yasalarda yeni düzenlemelere gidiliyor. MGK’da sivil üyelerin ağırlığının artırılması, geriye dönük darbe girişimlerinin soruşturma konusu yapılması, darbeye niyetlenmek bir yana eğilimi olduğundan şüphelenenlerin kovuşturmaya tabi tutulması, Meclis Araştırma Komisyonu kurulması vesaire… Başbakan, bütün bunları bir daha darbe yaşanmasın diye yaptıklarını söylüyor; inanıyorum. Benzer gelişmelere Mısır’da, Tunus’ta, Pakistan’da, Yemen’de, Suriye’de de rastlıyoruz. Peki, merak etmiyor musunuz, bir gün kapitalizm yönetme krizine girerse kitleleri kontrol altına almak, sistemi tamir etmek için hangi araçları kullanacak diye...
17.04.2012
Ali Bulaç, okuduğum bir yazar değil. Sıradan fikirlerini sosyolojik kavramlarla etkili bir söyleme çevirebildiğini fark edince takılıp kaldığım birkaç tv tartışmasına kulak kabarttığım olmuştur. Her defasında, bildiğimiz geleneksel Müslüman tarzını aşan bir üslupla başladığı konuşmasının kısa sürede dağılıp sıradanlaştığına tanık oldum.
17.04.2012
Avrupa ülkelerinin tümünde bir şekliyle din eğitimi veriliyor fakat buna rağmen öğrenciler okuldan çıktıktan sonra din yerine bilim yolunda yürümeyi tercih ediyorlar. Niçin?
13.04.2012
Hükümetin resmi yayın organı Star gazetesi geçen hafta Avrupa’da din eğitimi verilen Belçika, İngiltere, Hollanda, İspanya, Portekiz, İtalya, İsveç, Norveç, Danimarka, Almanya, Yunanistan ve Avusturya’yı harita üzerinden göstererek şöyle bir manşet attı: “Din eğitiminde nihayet dünyalı olduk”. Manşet, din eğitiminin zorunlu olmadığı Azerbaycan medyasına ait değil. İlk ve ortaöğretim okullarında din dersi zorunlu olan, 41 üniversitesinde ilahiyat fakültesi bulunan; 8 bin 696 Kuran kursunda 1 milyon 881 bin 637’si yaz dönemi, 297 bin 247 si uzun süreli, toplam 2 milyon 178 bin 884 çocuğun Kuran ezberlediği Türkiye’de yayın yapan bir gazeteye ait. (bilgi: DİB 2010)
10.04.2012
BDP, yasa karşısında sivil ve entelektüel müttefiklerini tatmin edecek bir duruş sergilemedi. Bu tavrıyla bölgesel olmayan demokratik taleplere karşı ilgisinin sınırlı olduğunu gösterdi. Tartışılacak bir tutum; Andımız’ın kaldırılmasına dönük BDP istemine destek çıkanlar haklı olarak soracak şimdi: ‘Türk’üm, doğruyum, çalışkanım’la elhamdülillah Müslüman’ım arasında ne fark var’ diye. Ben de soruyorum, birinden birine evet diyenler arasındaki fark nedir?
03.04.2012
Hiç kuşkusuz, kesintili eğitim yasasına itirazını en etkili şekilde dile getiren kuruluş Eğitim Sen ve bağlı olduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) idi. Özellikle Eğitim Sen, üyelerini ve kamuoyunu bilgilendirme konusunda elinden geleni yaptı. 28 – 29 Mart’ta iki günlük eylemli greviyle de yasa ile tamamlanacak olan eğitimdeki dönüşümün takipçisi olacağını gösterdi.
03.04.2012
Türk Eğitim Sen, üye sayısı bakımından eğitim işkolunun ikinci büyük sendikası. Bir tanımlama yapmak gerekirse milliyetçi sağcı; fakat sade milliyetçi değil, aynı zamanda Sünni İslam geleneğinden besleniyor.
03.04.2012
Erdoğan ve çevresi bilmeli ki entelektüellik, kişinin yaptığı meslekle değil, tutumuyla ilgilidir (Furedi, 2004). Fured’ye göre bir alanda uzman bir akademisyen olmak entelektüel olmaya yetmez; akademisyense aynı zamanda özerkliğe ve bağımsızlığa ulaşabilmesi gerekiyor. “Entelektüeller, kurumlarca tutulabilirler ancak hayal güçleri ve çalışmaları bu kurumlarla sınırlanmış bir hale geldiği takdirde, salt bir uzman ve teknokrat haline gelecektir.” diyor Furedi. Entelektüellerin statükoyla “huzurlu bir ilişki” içinde olmalarını yadırgıyor; egemenin çıkarına hizmet eden, emre amade okumuşlardan nefret ediyor.
27.03.2012
İsmet Berkan’ı yanıtlamak gerek; çünkü bilim üzerine kafa yoran biri izlenimi veriyor; bilimin, insan hayatını kolaylaştıran alet üretme kadar, insana, sosyal hayatını biçimlendirme yollarını göstermesi için de gerekli olduğunu anımsatmak için… “Seçmeli ders paketleri sayesinde din eğitimi talebi karşılanabilecek” diye düşünüyorsanız (İsmet Berkan böyle diyor); din eğitimini, kendi çapında bilimsel bir kurum olan okul içinde, bilimsel süreçlerden elde edilmiş bilgilerin arasında karşılanması gereken bir “talep” olarak görüyorsanız bilimin, insan aklına da şekil veren yönünü inkâr ediyorsunuz demektir. Siyasetçiler öyle düşünebilir; fakat bırakın bilim insanını, bilim merakı gelişmiş biri böyle düşünemez.
27.03.2012
Başbakan bu açıklamasıyla, bu gün TBMM Genel Kuruluna inecek olan kesintili eğitim yasa teklifine meşruiyet arıyor:
27.03.2012
4+4 (Üçüncü dört yılın zorunluluğunu Bakanlar Kuruluna bırakan teklif neden 4+4+4 olarak anıyor anlamıyorum) yasa teklifinin, piyasa İslamcılarının ideolojik planı olduğu bilinmesine rağmen ilk tepki eğitim bilimcilerden geldi.
20.03.2012
Başka ülkeleri bilmem ama Türkiye için okul, yurttaşların sosyalleşebildiği en önemli ve tek kurum olma özelliğini koruyor.
20.03.2012
AKP’nin kesintili eğitim projesi kamuoyunda pedagojik sakıncaları öne çekilerek tartışıldı. İyi de oldu; toplum, eğitim bilimcileri dinleme fırsatı buldu:
13.03.2012
Şu çelişkiye bakın ki 10 yılda ancak mesleğinin gerektirdiği bilgi ve beceriye ulaşabileceği öngörülen öğrenciye üç aylık, belki de iki aylık teorik ders alan sertifikalı öğretmenler ders verecek.
13.03.2012
İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde Kamu İhale Kanununa ek geçici madde ekleyen bir madde var. Özetle, Fatih kapsamındaki mal ve hizmet alımları Kamu İhale “Kanunu hükümlerine tabi değildir” deniyor. Yasallaşırsa FATİH projesi kapsamındaki tüm alımlar ihalesiz gerçekleşecek.
06.03.2012
Tamamen din eğitimi veren imam hatip ortaokullarına, imam hatip liselerine doğal olarak ilahiyat fakültelerine yönelimde patlama yaşanacak. Toplum, dindar olduğu için değil, din eğitimi devlet katında geçerli tek bonservis sayıldığı için bu okulları öncelikle tercih edecek. Çünkü ilahiyat mezun olanlar, kamuda istihdam olanağı bulma şansı en yüksek olanlardır. Bunlar, el ele tutuşup bürokraside birbirini yukarıya çekebiliyorlar. Yoksullar, bu devlet teşvikinden elbette yararlanmak isteyecekler. Devlet de kendi sınıfını kontrol eden bu kesimi özendirmeye devam edecek. Fakat eninde sonunda arz, talep dengesi bozulacak; bir süre sonra iş bulamayan mühendisler, atanamayan öğretmenler gibi atanamayan ilahiyatçılar bakanlıkların önünde toplanıp kadro açılmasını isteyecekler.
06.03.2012
“Metafizik gerilime ihtiyaç var” Fethullah Gülen’e ait. Gülen, seksenli yıllarda, Bornova Merkez Cami cemaatini cihada böyle çağırırdı.
28.02.2012
Zorunlu eğitim süresini düzenleyen tasarının bulunduğu torba kanunla şimdi de Rize ve Kayseri üniversitelerine Başbakanla Cumhur Bakanının adı verilecek. Hiçbir sakıncası yok. Girin YÖK’ün sayfasına bakın listeye, birkaçı dışında, bu iki ismin arasına girdiğinde aykırı duracağı üniversite adları var mı?
28.02.2012
Çağdaşlık, modernizmle ilgili zihinsel bir kavramdır ve modernizmin de feodal değer yargılarıyla (doğal olarak dinlerle) ciddi problemleri vardır. Bu iki zıt değer yargısının aynı kişide toplanması kişiyi bozar; Engin Ardıç gibi yeni bir insan türünün ortaya çıkmasına yol açar.
21.02.2012
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ileride anılarını yazdığında, kitabının bir yerinde her halde şöyle bir şey diyecektir: Başbakan 'git şu adamlarla (PKK) konuş, dertleri neymiş anla; silahlarını bırakmak için ne istiyorlarmış sor. Ha, benim adıma her türlü taahhütte bulunabilirsin!' dedi. Ben ve arkadaşlarım Başbakanın talimatı üzerine PKK ile iletişime geçtik. PKK temsilcileriyle masaya oturduk. Kamuoyunda bilinen görüşlerini tekrar ettiler. Federasyon konusu da bu bağlamda gündeme geldi.
14.02.2012
Polis, kurulduğu günden beri KESK ve bağlı sendikalarıyla uğraşıyor. Üç yıl önce ise Terörle Mücadele birimini KESK genel merkezine taşıdı. 28 Mayıs 2009’da o dönem KESK ve Eğitim Sen’in yeni-eski kadın Sekreterleri Songül Morsümbül, Gülçin İsbert, Elif Akgül’ün de aralarında bulunduğu 35 yönetici gözaltına alınmıştı. 13 Ocak 2012 günü de ne kadar kağıt kürek, bilgisayar varsa alıp götürdüler. Bir ay sonra, dün yine aynı gerekçeyle girdiler binaya. KCK’yı arıyorlarmış. Bir ay önce bulamamışsan şimdi hiç bulamayacağını polis bilmez mi? Bilir tabi… Peki, operasyonun amacı ne?
14.02.2012
MEB Teşkilat Yasasıyla birlikte Talim ve Terbiye Kurulu üye sayısı da değişti. Bakan Kanun değişikliği ile mülga duruma düşen üyelerin bazılarını tekrar bu göreve atamadı. Ama özel yayınevleri hesabına çalıştığı ortaya çıkan üyesi Abdülkadir Yılmaz’ı yerinde bıraktı.
14.02.2012
Eğitim Bakanı Başbakanı yalanladı: Nur Risaleleri ders kitaplarına girmeyecek!
14.02.2012
Öğrenci Andı’nın kaldırılmasına ilişkin yandaş yazarlardan gelen öneriyi, entelektüel katkıya ihtiyacı olan bir konu olarak düşündüğüm için ciddiye alıp ben de bu konudaki görüşümü belirttim. Geçen haftaki yazımda Andımız’ın kaldırılmasına ilişkin liberal ve dinci çıkışlarla, eğitimin içeriğini oluşturan milliyetçi, dinci, faşist unsurların temizlenmesini isteyen solcu taleplerin aynı şey olmadığına dikkat çekmeye çalışmıştım.
07.02.2012
 7